(1086 S. K. m. 276) (743 S. K. m. 639)
Dava: Taraflar arasındaki "tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarıyer 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 19.12.1991 gün ve 250 E. - 572 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 2.11.1992 gün ve 5898-14412 sayılı ilamıyla;
(...Hüküm Hazine ile belediye tarafından temyiz edilmiştir. Daha önce davanın kabulüne karar verilmiş, bu hüküm dairece bozulduktan sonra mahkemece eski hükümde direnilmiş, o hüküm dahi Hazine ile belediye tarafından temyiz edilmiştir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu'nca Hazine'nin temyiz talebi sürenin kaçırılmış olması sebebiyle reddedilmiş, belediyenin temyizi göz önünde tutularak direnme kararı bozulmuştur. Sonradan verilen bu son hüküm direnme kararından farksızdır. Başka anlatımla, son hükümle Hazine aleyhine yeni bir durum yaratılmamış bulunduğuna göre, direnme kararı hakkındaki temyiz talebinin süre yönünden reddedilmiş olması ile o hüküm Hazine yönünden kesinleşmiş sayılmaktadır. Hazine'nin kesinleşmiş bir hüküm temyize yetkisi bulunmamaktadır. Hazine'nin temyiz talebinin açıklanan nedenlerle REDDİNE, belediyenin temyizine gelince; 22.11.1991 tarihli keşifte 4 yerel bilirkişi seçilmiş bu bilirkişilerin gösterdikleri sınırlar fenni bilirkişiler tarafından değerlendirilmek suretiyle nizalı yerin emlaki Humayun haritasının kapsadığı alanının dışında bulunduğu sonucuna varılmıştır. HUMK'nun 276. maddesinde "yalnız bir kişinin ehli vukuf olarak seçilebileceği, 3'ten fazla bilirkişi seçilemeyeceği" gereğine işaret edilmiştir. Bu hüküm keşif ve tatbikat yapılmasına ilişkin amir bir hükümdür. Mahkemece hükmün kendiliğinden göz önünde tutulması gerekir. 4 kişi taraından yapılan uygulamaya göre hüküm verilemez...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama snunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz Eden : 1- Davalı Hazine vekili.
2- Davalı belediye vekili
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1- Davalı Hazine'nin temyize konu direnme kararından önceki mahkeme kararına karşı yaptığı temyiz başvurusu, süre yönünden reddedilmiş olmakla hakkındaki yerel mahkeme kararı kesinleşmiştir. O itibarla aynı bulunan direnme kararını temyize hakkı yoktur. Bu durumda temyiz isteği reddedilmelidir.
2- Diğer davalı belediyenin temyizine gelince; dava, MK'nın 639. maddesinde kaynaklanan tescil istemine ilişkindir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne direnme yolu ile gelen Özel Daire ile yerel mahkeme arasındaki uyuşmazlık, davada 4 yerel bilirkişi dinlenmek suretiyle sonuca ulaşılıp ulaşılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekirki HUMK'nun deliller ve ikamesi başlıklı 8. fasılın, 3. kısmında ehlivukuf ile ilgili olarak getirilen düzenlemede, ehlivukufun iki taraf ittifak edemedikleri halde tahkikat hakimi tarafından intihap olunacağı, özel uzmanlığı gerektiren hususlarda görüşlerini bildirmek üzere hükümet tarafından seçilen ehlivukuf varsa bunlar arasında seçim yapılacağı vurgulandıktan sonra, yalnız bir kişi ehlivukuf seçilebilir, üçten fazla seçilemez hükmüne yer verilmiştir (HUMK 76).
Somut olayda, 4 yerel bilirkişi seçilmiş ve tümü aynı beyanda bulunmuşlardır. Üçten fazla yerel bilirkişi seçimi HUMK'nun 276. maddesi hükmüne aykırıdır. Ancak, bilirkişi seçimindeki bu usulsüzlüğün davada, bilirkişiler ittifakla beyanda bulunduklarından sonuca ulaşmada etkili bir usul yanlışlığı olmadığı açık bir olgudur. Kaldı ki bu husus HUMK'nun 428. maddesinin son fıkrasında da hükme bağlanmış durumdadır. Yine (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.3.1980 gün 1978/7-1119 esas, 1980/1404 karar sayılı ilamında da aynı görüş benimsenmiştir).
Bu nedenle, olayda, sonuca etkili olmayan, salt bilirkişi seçimindeki adette yapılan usulsüzlük, bozma sebebi yapılamaz. O itibarla, mahkemenin bu yöne değinen direnmesi yerindedir. Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmemiştir. Bu durumda işin esası ile ilgili temyiz itirazlarının tetkik edilmesi için dosya Özel Dairesi'ne gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı,
1- Davalı Hazine vekilinin temyiz isteminin reddine,
2- Davalı belediye vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 8. Hukuk Dairesi'ne gönderilmesine, 20.10.1993 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy