(743 S. K. m. 618)
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi-tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesince davanın elatmanın önlenmesi yönünden kabul, tazminat istemi bakımından kısmen kabulüne dair verilen 15.11.1991 gün ve 1989/704 Esas 1991/560 Karar sayılı kararın incelenmesi davalılar vekili ve asil davalılar tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 14.5.1993 gün ve 1993/5083-6555 sayılı ilamı;
(... Davacı, kayden maliki olduğu bağımsız bölümlere elatmanın önlenmesini ve gelir kaybı 8.000.000 liranın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalılar, dava konusu yerlerin davacıya ait bağımsız bölüm olmadığını, kot farkından doğan boşluk durumundaki ortak yerlerden bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın kabulüne ilişkin hüküm Dairece onanmıştır. Ne var ki, onama kararı, dosya içeriği ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Şöyle ki;
Gerçekten, elatıldığı iddia edilen bağımsız bölümlerin davacıya ait olduğu kayden saptandığı gibi, yanlar arasında bu yönde bir uyuşmazlık da yoktur. Uyuşmazlık, kot farkından doğan ve bağımsız bölümlerin bulunduğu bloklarda meydana gelen boşluk durumundaki yerlerden kaynaklanmaktadır. Dosya da mevcut bilirkişi raporlarından dava konusu (E-F) bloklarındaki kot farkından doğan boşlukların sitenin ortak kullanım alanı olduğu vurgulanmış, Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 8.3.1989 günlü yazılarında da inşaat projelerinin incelenmesinde, zemin katlarda meskenlerin bulunduğu, bunların alt kısmı olan bodrum katlarında ise herhangi bir boşluk görülmediği, bu sebeple bodrum katlarına yapılmış veya sonradan meydana gelmiş boşlukların tapu kaydına göre herhangi bir şahıs adına tescili olmadığı bildirilmiştir. O halde, dosya içeriğine ve toplanan delillere göre, davacı adına mesken olarak tapuda kayıtlı bulunan E ve F blok zemin kat 1 Nolu bağımsız bölümlere ve eklentilerine davalıların müdahalelerinin olmadığı, müdahale edildiği iddia edilen yerin, daire veya bağımsız bölüm olmayıp, kat irtifakına esas tasdikli plan ve projede yer almayan ve herhangi bir şahıs adına tescili bulunmayan kot farkından doğan ve davacının bağımsız bölüm ve eklentileri dışında kalan fiilen ortak yer niteliğindeki boşluklar olduğu anlaşıldığından çekişmeli yerler hakkında bağımsız bir hakka dayalı olarak açılan davanın reddi gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, tapu kaydına dayalı elatmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, 11'er bağımsız bölümden oluşan Kuşadası Türkmen Mahallesi Akyar mevkiindeki 134 ada 13 parselde kayıtlı E ve F bloklarda bodrum kat 6/900er paylı mesken nitelikli bölümlerde kayden kat irtifakı sahibidir.
Davalı yönetimce, tapulu yerine siteye ait kömür ve malzeme konulmak suretiyle elatıldığını ileri sürerek bunun önlenmesini ve yoksun kaldığı kira gelirinden doğan zararının tazminini istemiştir.
Yerel mahkeme ile özel daire arasındaki uyuşmazlık, davalı tarafça elatıldığı ileri sürülen dava konusu çekişmeli yerlerin, davacı kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içindeki bilirkişi raporları ve karşılıklı cevap dilekçeleri ile bloklara ait olduğu itirazsız bulunan fotoğrafların incelenmesinden, davacının hak iddia ettiği yerlerin, duvarları kısmen örülmemiş, binayı ayakta tutan temel sütunları açıkta ve boşluk halinde bulunduğu gözlenmiştir.
Taşınmazın kat mülkiyetine tabi bulunduğu ve kat irtifakı olduğu tartışmasızdır. Bloklarda, teras katına 9/900, zemin ve normal katlardaki bağımsız bölümlere 14/900 arsa payı verilmesine karşın, davacıya, bodrum katlarda 6/900 er arsa payı bırakılmıştır.
Bu pay dağılımı, bağımsız bölümler arasında yüzölçümü farkı bulunduğunun kanıtıdır. Hal böyle olunca, olayda sağlıklı ve hukuksal çözüme ulaşılabilmesi için merciinden celbedilmiş bulunan, bloklara ait onanlı İnşaat projesinden yararlanılarak tapu kaydı da değerlendirilmek suretiyle davacının adına mesken olarak kayıtlı 6/900 ar arsa paylı kayıtlar kapsamının uzman bilirkişi aracılığı ile kesin olarak saptanması ve belirlenen kayıt muhtevası içerisine davalı tarafça vaki bir elatmanın bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre görev durumu da düşünülmek suretiyle bir karar verilmesi gerekir.
Bu hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ile, doğan tereddütler yeterince giderilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
O halde; Usul ve Yasa'ya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davalılar vekili ve asıl davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy