(3201 S. K. m. 3, 9)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İş Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.12.1993 gün ve 1993/907- 988 sayılı kararın incelenmesi davalı SSK. vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 11.2.1994 gün ve 1994/974-2186 sayılı ilâmı:
(... Davacı, yurtdışı hizmetlerini 3201 sayılı Yasa hükümleri gereğince borçlanmak istemekte, ancak bu talep davalı Kurumca reddedilmiş ve yaratılan bu uyuşmazlığın giderilmesi için açılan dava sonrasında mahkemece, davacının yurtdışı hizmetlerini 3201 sayılı Yasaya göre borçlanabileceğinin tesbitine karar verilmişse de, davanın yasal dayanağını oluşturan 3201 sayılı Yasanın 3. maddesine göre yurda kesin dönüş yapmak koşulu ile yurtdışında çalışanlar bu hizmetlerini, yurda kesin dönüş tarihinden itibaren iki yıl içerisinde Kuruma yazılı başvurmak suretiyle borçlanabilirler. Olayda davacının halen yurtdışında olduğu ve yurda kesin dönüş yapmadığı tartışmasızdır. Hal böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü yolunda hüküm kurulması usule ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle 3201 sayılı yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının yurt dışında geçen sürelerinin Sosyal Güvenlik bakımından değerlendirilmesi hakkındaki Kanun'un 3. maddesi genel hüküm niteliğindedir. Anılan maddede yurda kesin dönüş öngörülmüş durumdadır. Kısmi aylıklar ile ilgili 9 ncu maddenin uygulanmasında da yine 3 ncü madde hükümlerinin gözönünde bulundurulması gerekeceğine göre; Hukuk Genel Kurulu' nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı SSK. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy