(6831 S. K. m. 2/B) (4785 S. K. m. 1) (3402 S. K. m. 45)
Taraflar arasındaki Orman Kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.10.1989 gün ve 11408 sayılı kararın incelenmesi davacı ve davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 18.2.1991 gün ve 48641599 sayılı ilamı:
(... Bir yerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı mevcut durumuna göre değil öncesi itibariyle belirlenmelidir. Özel bilgiyi gerektirdiğinden ve teknik bir konuya ilişkin olduğundan bu hususta Orman Yüksek Mühendisi veya Mühendis olan bilirkişilerin mütalaasına başvurulmalıdır. Yapacağı keşif sırasında Hakimin gözlemi ve bunu tutanağa geçirmesi de önemli bir etkendir.
Bilirkişilerin yapacağı incelemede ve arazinin önceki niteliğini saptamak bakımından memleket haritasını, hava fotoğraflarını, amenajman planını esas alıp bunlardan yararlanmaları, çevre arazi ile mukayeselerini yapmaları, bitki örtüsünü, Orman muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığını dikkate alarak ve tüm detayları ile gerekçesini göstererek kuşkuya ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde görüş bildirmeleri gerekir. Öncesi orman olan bir yerin zamanla tahrip edilmiş ve tarım arazisine dönüştürülmüş olması nitelik kaybını gerektirmez.
4785 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 13.7.1945 tarihinde var olan bütün ormanlar sözü edilen Yasanın 1. maddesi ile hiçbir işlem ve bildirime lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. İster tapulu olsun ve isterse zilyetlik bulunsun gerçek kişiler için orman sayılan yerlerde artık bir hak tanınamaz. 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesindeki orman niteliğini kaybeden yerler bakımından da aynı durum vardır. Bu madde hükmünü 3402 sayılı Kadastro Kanununun 45. maddesi ile bir arada mütalaa etmek gerekir. Sözü edilen maddedeki gerçek kişi yararına olan ibareler Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ve niteliğini kaybeden yerlerin sahiplerine geri verilmesine olanak kalmamıştır. Bu tür yerler Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılabilir.
Açıklanan hususlar gözetilmeden, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildikleri anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
1- İlâma esas alınan krokide (B) harfiyle gösterilen ve onanmak suretiyle kesinleşen kısma ilişkin bulunan davacının temyiz istemi reddedilmelidir.
2- Yine krokide (A) harfiyle gösterilen kısma yönelik davalı Orman İdaresinin temyizine gelince:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
1- Davacının temyiz isteminin yukarıda 1 Nolu bentte gösterilen nedenle reddine,
2- Davalı Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile krokide (A) harfiyle gösterilen kısma ilişkin direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy