(743 S. K. m. 931)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Zeytinburnu 1.Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen 18.6.1992 gün ve 1990/223-1993/398 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 15.11.1993 gün ve 1992/6469-1993/4599 sayılı ilâmı;
(...Davacı arsa sahibi ile davalılardan Özkan U. arasında 9.1.1990 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat ve taşınmaz satış vaadi sözleşmesi biçimine uygun olarak Noterlikçe yapılmış, bu sözleşmeye uyularak 1.2.1990 tarihinde 120/200 pay yükleniciye devredilmiş, yüklenici uhdesine aldığı bu paydan 60/200 payı diğer davalılara devretmiş ve hiç bir iş yapmadan 13.3.1990 tarihinde bilinmeyen adresinden davacıya gönderdiği mektupla işi yapamayacağını bildirmiştir. Mahkemenin kabulü de bu yönde olduğundandır ki, sözleşmenin feshine hükmedilmiştir.
Yükleniciden pay devralan diğer davalılar bu payları taşınmazda yapılacak binadan bağımsız bölümlere karşılık almışlardır. Bu haliyle yüklenicinin arsa malikine karşı hakkını ancak kendi edimini yerine getirmesi halinde alacağını bilecek durumdadır. Zira davacı arsa sahibi ile yüklenici Özkan arasında tapuda tanzim edilen akit tablosunda bu durum açık seçik yazılıdır. Davalılar pay satın alırken bu hali gören kişilerdir. Haklarını kullanırken gerekli özeni gösterdikleri varsayılmalıdır. Bu nedenle M.K.nun 931. maddesi hükmünde yararlanmaları mümkün değildir. Bu hususlar gözetilerek, yüklenici dışındaki davalılar adına olan payların da iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi gerekirken, dairemizin bu konuda kararlılık kazanmış görüşüne de ters düşer biçimde bu davalılar hakkındaki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy