(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 14)
Taraflar arasındaki tespite itirazı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karapınar Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.5.1992 gün ve 1991/45 Esas-1992/91 Karar sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 2.4.1993 gün ve 1993/6634-1993/3338 sayılı ilâmı ile;
( ... Dava konusu taşınmazın 4753 sayılı Kanun'a göre oluşturulan tapu kaydı kapsamında kaldığı tartışmasıdır. Davacı 81 tahrir numaralı vergi kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanmıştır. Vergi kaydının 998, 999, 1000, 1001,1050, 1051,1052, 1053, 1054, 1002, 1003, 1004, 1120 ve 1122 sayılı parsellere revizyon gördüğü tutanaklardaki bilgiden anlaşılmaktadır. Mahkemece, vergi kaydının revizyonları Kadastro Müdürlüğü ve Özel İdare Müdürlüğü'nden sorulmalı, kaydın başka parseller de revizyon görüp görmediği doğru olarak belirlenmeli, tespitlerin kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, davaya konu olan, aynı kayda dayanan başka davaların da bulunması halinde tüm davalar birleştirilmek suretiyle uyuşmazlık çözülmelidir. 81 tahrir numaralı vergi kaydı değişebilir sınırlıdır. Değişebilir sınırlı kayıtların kapsamlarının sabit sınırlarla bağlantısı kesilmeyecek şekilde miktarına değer verilerek kapsamının saptanması gerekir. Değişebilir sınır yönünde bulunan arazinin zilyetlikle iktisaba elverişli bulunduğu, vergi kaydının dört maliki olduğu, malikler arasında taşınmazların paylaşıldığı, paylaşım ve vergi ihdas tarihleri ile Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar 20 yıldan fazla süre geçtiği dosya kapsamı ile sabittir. Bu olgular karşısında çalışma alanı içinde kayıt ve belgesiz olarak davacı taraf adına tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı soruşturulmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14.maddesinde öngörülen kısıtlama dikkate alınarak vergi kaydı miktarına ilaveten kayıt ve belgesiz olarak iktisap olunabilecek arazi miktarı belirlenmeli, bu miktar belirlenirken vergi kaydında paydaş olan maliklerden her birinin ayrı ayrı 100 dönüm yer iktisap edebileceği gözetilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy