(743 S. K. m. 639)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Kadastro Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.2.1991 gün ve 1988/124 E-1991/44 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar Hazine ve Vakıflar İdaresi avukatları tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 30.3.1992 gün ve 1991/12138-1992/5234 sayılı ilâmı;
(...Çekişme konusu 2 nolu parsel üzerinde şehir kadastrosunca 1946 yılında kadastro tutanağı tutulmuş ve bu tutanakta taşınmazın Latin Kilisesi tasarrufunda bulunduğu, ancak Kilisenin hükmi şahsiyeti bulunmadığından malikhanesinin açık bırakıldığı belirtilmiştir. Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1961/139 esasında kayıtlı Mersin Latin Kilisesi'ni temsilen açılan zilyet ve mülkiyet hakkının tesbitine ilişkin dava ise, mahkemece nizalı yerin kilise arsası, müştemilatı ve binası olmadığından talebin reddine karar verilmiş ve bu karar Yargıtay 8.Hukuk Dairesince 11.9.1966 tarihinde onanarak kesinleşmiştir. Böylece nizalı yerin Kilise mülkiyetinde olmadığı belirlenmiştir.
Davacılar tesbitten sonra, 1953 ve 1954 yıllarında Kilise adına temsilen Per Paul Laba Ki tarafından taşınmazın kendilerine satıldığını iddia ile bu davayı açmışlardır. Taşınmaz mülkiyetinin mahkeme kararı ile Kiliseye ait olmadığı belirlendiğine göre, bu satışa değer verilemez. Davacıların tesbit tarihinden sonraki zilyetliği mülkiyet hakkı bahsetmeyeceğinden nizalı yerin Hazine'ye aidiyetinin kabulü gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar Hazine ve Vakıflar avukatlarının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy