(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 26)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Küre Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.3.1993 gün ve 1993/6-E. 1993/3 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 18.2.1994 gün ve 1993/7251- 1994/1511 sayılı ilâmı;
( ...Kadastro sırasında 167 Ada 3 parsel sayılı 259 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı adına tespit edilmiştir. Davacı, davalı Tapu Kadastro Müdürlüğü'nün, tapu kaydının güneyini Muharrem E. olarak düzeltmesini, yüzölçümünü 298 metrekare olarak ve üzerindeki dükkanın da tespit ve tescili gerektiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece itirazın reddi ile tespit gibi tescile karar verilmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26. maddesinde Kadastro Mahkemesi'nin yetkisi; her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar hükmü yer almış bulunmaktadır. Bu hükme göre, hakkında tutanak tanzim edilmeyen taşınmazlarla ilgili ihtilaflara Kadastro Mahkemesi'nde bakılamaz. Bu ihtilafların Genel Hukuk Mahkemelerinde bakılıp sonuçlandırılması gerekir. Çekişmeli taşınmaz hakkında tutanak tanzim edilmediği, dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemenin görevsizliğine, görevsizliği sebebiyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın görevli Hukuk Mahkemesine tevdiine karar verilmesi gerekir. Mahkemece görev hususu göz ardı edilerek işin esasına girilip hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacının temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire Bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy