(743 S. K. m. 148)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Şişli 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.1.1992 gün ve 356-28 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2.Hukuk Dairesi'nin 15.9.1992 gün ve 7072-7927 sayılı ilamı;
(... Mahkemece velayet düzenlenirken asıl olan çocuğun gelişimi ve geleceğinin öncelikle düşünülmesidir. Müşterek çocuk küçük İsmet Can 22.4.1992 doğumludur. Davalı annenin muhtelif dolandırıcılık işlediği, hakkında mahkumiyet kararı verildiği, halen de cezaevinde bulunduğu sabittir. Küçük annesinin yanında değildir. Anneannesi ve dedesi ile birlikte kalmaktadır. Davalının bu şekilde annelik görevini de gereği gibi yerine getirmediği açıktır. Öte yandan baba yanında kalması halinde küçüğün bedeni, fikri ve ahlaki gelişimine engel olacağı yolunda ciddi ve inandırıcı bir delilde yoktur. O halde çocuğun velayetinin babaya bırakılması gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması Usul ve Yasa'ya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle HUMK.'nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy