(743 S. K. m. 134) (1086 S. K. m. 290)
Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir Asliye 10. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 13.7.1993 gün ve 47-504 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 8.11.1993 gün ve 9844-10538 sayılı ilamı;
(... Taraflar arasındaki koca tarafından 1.4.1991 tarihinde açılan boşanma davası, davacının 23.9.1991 tarihindeki vaki feragatı sebebiyle sonuçlanmıştır. Kocanın 7.12.1991 tarihinde açtığı ikinci boşanma davası ise, önceki boşanma davasındaki feragattan sonra eşlerin bir araya gelmediklerinden iddia olunan olaylar gerçekleşmediğinden bahisle redle sonuçlanmış ve bu yoldaki hüküm kesinleşmiştir. Bu davadaki davacı tanıklarının sözleri, taraflar arasındaki kesinleşmiş ilâm hükmüne aykırıdır. Kesin hükme aykırı tanık sözlerine değer verilerek boşanmaya karar verilmesi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı iddiasına dayalı M.K.nun 134/1. maddesinden kaynaklanan boşanma istemine ilişkindir. Aynı sebebe dayalı olarak davacı koca tarafından davalı eş aleyhine açılan üçüncü davadır.
Bu davalardan önce görülen aynı nedene dayalı ikinci boşanma davası, redle sonuçlanmış ve red kararı 28.10.1992 tarihinde kesinleşmiştir.
Temyize konu davada ise, reddedilen ikinci davadan sonra meydana geldiği ileri sürülen yeni bir maddi olaya dayanılmaksızın, önceki dava aşamasında gerçekleştiği anlaşılan vakıalara istinat edilmiştir.
Bu durumda görülmekte olan üçüncü davada dayanılan maddi olaylar itibarıyla, olumlu sonuca ulaşılması mümkün değildir.
O itibarla, açıklanan gerekçelerle, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi doğru değildir. Bu nedenle, Usul ve Yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda açıklanan Özel Daire bozma ilamındaki nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy