(743 S. K. m. 161) (1086 S. K. m. 92, 95, 150)
Taraflar arasındaki tedbir nafakası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye 2.Hukuk Mahkemesinde davanın kısmen kabulüne dair verilen 11.5.1993 gün ve 1993/183-388 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 5.10.1993 gün ve 1993/8528-8788 sayılı ilâmı;
(... Karı kocadan her biri aile vazifelerini ihmal eder yahut diğeri tehlikeye veya zarara ve terk ederse Hâkim birliğin korunması için kanundaki muayyen tedbirleri alır (M.K. md. 161). Ne var ki kadının ayrı yaşamakta ve nafaka istemekte haklılığını kanıtlaması gerekir. Davalı vekilin 500.000 TL. ödeyebiliriz demesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 95. ve 150 maddesinde hüküm altına alınan davanın kabulü niteliğinde değildir. Şu halde davacıdan ve inkar durumuna göre de davalıdan delilleri sorulup toplanmak sonucuna göre bir karar vermek gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle kabul iki taraftan birinin diğerinin neticei talebine muvafakat etmesidir (HUMK. 92). Bu niteliği gereği de geçerli bir kabulün varlığından söz edilebilmesi için kabule ilişkin beyanın kesin ve koşul içermeyen açıklıkta olması gerekeceğine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy