(743 S. K. m. 298, 355)
Taraflar arasındaki "nafakanın artırılması" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bucak Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 29.5.1992 gün ve 1992/81-141 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 11.12.1992 gün ve 1992/12079-12559 sayılı ilamı:
( ... Taraf ve dava ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında gözetilir. Babalık davası bittikten sonra çocuğun velayetinin düzenlenmesi ya da vasi tayinine karar verilmelidir. ( M.K. Md.298 ). Velayet düzenlenmemiş ise nafaka davası aynı zamanda velayet konusunu da kapsar. Öyleyse öncelikle velayet konusu halledilmeli sonucuna göre nafaka davası sonuçlandırılmalıdır. Eksik inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle, dava ehliyeti, davanın görülebilirlik koşuludur. Bu nedenle muhakemenin her safhasında hakimce kendiliğinden (resen) gözetilmesi gerekeceğine göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy