(818 S. K. m.49) (1086 S. K. m.388) (2709 S. K. m.141)
Dava: Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;Ankara Asliye 16.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 26.3.1992 gün ve 1991/457 K-1992/273 K.sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine Yargıtay 4.Hukuk Dairesinin 1.7.1993 gün ve 1992/5545-1993/510 sayılı ilamiyla; (... Davacı, davalının haksız şikayeti nedeniyle kişilik hakkına saldırı nedeniyle doğan zararının tazminini istemiştir.
Mahkeme, tüm deliller ve koğuşturma evrakının incelenmesinden, davalının Anayasal hakkını kullandığı davacının şeref ve haysiyetine ve ayrıca kişilik haklarına dokunacak şekilde bir beyanının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Adil yargılama hakkının garantör normlarından olan yargı kararlarının gerekçeli yazılması zorunluluğu, Anayasanın 141. ve HUMK.nun 388. maddesinin buyurucu kuralıdır. Bu nedenle mahkemenin genel ve soyut nitelikteki sözcüklerle davanın reddine karar vermesi yasaya aykırıdır.
Şikayet hakkının Anayasal hak olduğu tartışmasızdır; ancak her hak ve özgürlükler gibi bu hak da sınırsız değildir. Sınırları aşıldığı takdirde hukuka aykırılıktan söz edilir. Özellikle hak arama özgürlüğünü kullanan kişinin kasten veya özensizce (kusur) hareket ettiği durumlarda hukuka uygunluk sınırlarının aşıldığı, kabul edilir, özellikle Yargıtay İnançlarında (bkz. Yargıtay Kararları Dergisi C.1 Şubat 1983-Sayı 2 Sh.194 de Yargıtay 4.HD.11.9.1992 gün ve 6084/7436 sayılı karar) açıklandığı gibi dolayısıyla (emare) niteliğinde bir kanıt olmadan kullanılan hak arama özgürlüğünün kusurlu ve hukuka aykırı olacağı kabul edilmektedir.
O halde mahkemenin somut olayda gerçekleşen olguları, hukuki kural unsurları (BK.m.49) tartışmadan hüküm kurması isabetsizdir.) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. Yerel mahkemenin davanın reddine dair kurduğu hüküm, Özel Dairece, kararın gerekçesiz bulunduğuna işaretle bozulmuştur. Oysa mahkemece deliller toplanmış, ilgili dava dosyaları, savcılık hazırlık evrakları celbedilmiş ve bu evrakların içeriğine göndermede bulunularak sonuca ulaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemenin kararının gerekçeli olduğuna değinen direnmesi yerindedir. Ne var ki, işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmiş değildir.
O halde dosya hükme yönelik temyizi itirazlarının tetkiki için özel Dairesine gönderilmelidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın 4. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16. 11. 1994 gününde oyçokluğu ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy