(2942 S. K. m. 11, 12, 14) (1086 S. K. m. 72, 74)
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin arttırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Siverek Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 17.11.1993 gün ve 761787 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 28.2.1994 gün ve 11354346 sayılı ilâmı ( ... Mahkemece iki kez bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan raporlar Yasal hükümlere uygundur. Arazi niteliğindeki taşınmaz malların mülkiyet Kamulaştırmasına konu olan bölümlerine net geliri esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesi doğru olduğu gibi, 10 yıllık irtifak hakkına konu teşkil eden bölümlerinin de irtifak hakkının bitiminde tamamen işe yaramaz hale geleceği açıklandığından bu kısımlar için de mülkiyet kamulaştırmasına konu olmuşçasına bedel biçilmesinde ve kamulaştırma bedelinin artırılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
İrtifak hakkına konu olan bölümlerin bedelinin tamamına hükmedildiğine göre irtifak hakkı konusu kısımlarının tapularının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
1- Hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. (HUMK.74.mad.) Bu usul hükmü ilk derecede mahkemelerini bağladığı gibi temyiz incelemesi yapan Yargıtay Özel Dairesini ve Hukuk Genel Kurulunu da kapsar ve bağlar. Davacı irtifak kamulaştırması sebebiyle sadece bedelin artırılmasını isteyip, tam zarar nedeniyle tapu kaydının devrini talep etmediğine ve bu konuda idarece açılmış bir karşı dava bulunmadığına ve hakim iki taraftan birinin talebi olmaksızın resen bir davayı tetkik ve halledemeyeceğine (HUMK. 72.mad.) göre tescile hükmetmeyen mahkeme kararının bu sebeple bozulmaması gerekir. Aksine verilen karar ve usul hükümlerine aykırıdır.
22942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 14.maddesine göre kamulaştırma işleminin iptali için idari yargıya dava açmak gerekir. Bu dava gerek şekil ve gerekse esastan Yasalara aykırılık iddiasıyla açılabilir. Olayda şekil eksikliği yoksa da işlemin Yasa Hükümlerine göre aykırı olduğunu kamulaştırmanın kapsamı itibariyle gerektiğinden az yapıldığı diğer bir deyişle mülkiyet kamulaştırması yapılması lazımken 10 yıllık irtifak kamulaştırması yapıldığı, halbuki dava konusu yerden gölet inşaatı nedeniyle malzeme alındığı için bu yerin işe yaramaz hale geldiği iddia edilmiş ancak bu haliyle dahi 50 dekar yer bir değer ifade edeceğinden tapuyu vermek istememiştir.
Kamulaştırma yoluyla irtifak hakkı tesisinde bu kamulaştırma sebebiyle taşınmaz malda meydana gelebilecek kıymet düşüklüğü kamulaştırma bedelidir. (2942 S.K.H/son mad.) bu bedel hiç bir zaman mülkiyet kamulaştırması yapılsa idi verilecek veya takdir edilecek bedeli geçemeyeceği gibi, kısa süreli işlerde mülkiyet üzerindeki tahdit kalkacağı ve taşınmazdan çeşitli şekillerde (ağaç dikme çakıl alma vs. gibi) faydalanma mümkün olacağından bu faydalanma da bir ekonomik değer ifade edeceğinden mülkiyet kamulaştırmasına tekabül eden değerin tamamına da hükmetmek mümkün olmayıp, daha aza hükmetmek gerekir. Aksi düşünce idari işlem yönünden kesinleşmiş olan irtifak kamulaştırmasının, adli mahkemeler eliyle mülkiyet kamulaştırmasına dönüşmesine sebep olur ki, Kamulaştırma Yasasında bunu mümkün kılan bir hükümet mevcut değildir.
Ayrıca;
Kısmi kamulaştırmayı düzenleyen Yasa'nın 12. maddesi irtifak kamulaştırmalarında tatbik edilemez. Maddenin gerek başlığı ve gerekse muhteviyatı mülkiyet kamulaştırmalarında nazara alınacağım gösterdiği gibi maddenin istekle kamulaştırmayı zorunlu kılan 12/3 fıkrasında sürede yazılı başvuru bulunmadığından kıyas yolu ile de olsa tatbik edilemez.
Bu durumda ise İdari mahkemeye gidilmediğine ve adli mahkemeler kanalıyla irtifak kamulaştırması, Mülkiyet Kamulaştırmasına dönüştürülemeyeceğine göre, taşınmazın elverişli durumda olmadığından bahisle tam mülkiyet değerine hüküm verilip, fazla artış yapılamaz.
Mahkeme hükmünün bu sebeple bozulması gerektiğinden Hukuk Genel Kurulu'nun çoğunluk kararının bozma gerekçesine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy