(743 S. K. m. 627) (634 S. K. m. 7, 54)
Dava: Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi dâvasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Denizli 1.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 8.6.1993 gün ve 1992/1126 E- 1993/451 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 28.10.1993 gün ve 1993/10635-10999 sayılı ilâmı;
(...Davacı ortaklığın giderilmesi istenen taşınmazda paydaş olduğunu, taşınmazın taksimi veya satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Taşınmaz üzerinde bulunan binada kat irtifakı tesis edildiği dosya içerisindeki tapu kaydından anlaşılmaktadır. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 7.maddesinin 1.fıkrasına göre kat mülkiyetine veya kat irtifakına çevrilmiş taşınmazda ana taşınmaz malın ortaklığının giderilmesinin istenemiyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda davanın reddedilmesi gerekirken yazılı şekilde satış kararı verilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dava, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, üzerinde kat irtifakı kurulmuş olan on bağımsız bölümden müteşekkil binanın bulunduğu 2494 ada 12 parsel sayılı taşınmaza, imar uygulaması nedeniyle hamur kuralı sonucu, zeminde paydaş durumuna girmiştir. Payı karşılığı kendisine bırakılmış bir bağımsız bölüm mevcut değildir.
Kural olarak, serbest iradesi dışında, idarenin İmar Yasası'ndan kaynaklanan tek taraflı tasarrufu sonucu, bir taşınmazın zemininde paydaş durumuna giren kişinin ortaklığın giderilmesini istemeye hakkı vardır. Ancak, ileri sürülen bu isteğin, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanun'un şuyulandırma halinde kat mülkiyetinin durumu başlığı altında 54.maddesinde öngörülen özel düzenleme çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.
Bu itibarla, mahkemece anılan madde dairesinde, gerekli araştırma yapılarak, hasıl olacak sonuca göre, bir karar verilmesi icabettiği düşünülmeksizin eksik inceleme ile yetinilerek, yazılı biçimde kabûl kararı verilmesi doğru değildir.
O halde, Usul ve Yasa'ya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar ve dahili davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy