(1475 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 4. İş Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.12.1993 gün ve 1993/442/901 sayılı kararın incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.6.1994 gün ve 1994/753-9042 sayılı ilâmı:
(... Davacının hizmet akdi, İş Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek sureti ile feshedilmiştir.
Davacı, fesihten sonra yeni bir iş bulamadığını ve Sosyal Güvenlik açısından isteğe bağlı borçlanma yaptığını ileri sürerek İş Kanunu'nun 13/son maddesi uyarınca, fesih tarihi ile muhtemel emeklilik tarihi arasında geçen süre için tazminat istemiştir.
Gerçekten İş Kanunu'nun 13/son maddesine göre, işçinin ayrıca tazminat isteme hakkı vardır. Ancak burada söz konusu olan tazminat, genel hükümlere göre, gerekli koşulların oluşması halinde söz konusu olabilir. Buna göre, işverenin işçinin yeni bir iş bulmasını engellemesi ve buna bağlı olarak işçinin zarara uğramasıdır. Başka bir deyişle işverenin işçinin yeni bir iş bulmasını kusurlu davranışı ile engellemesi ve bu eylemle doğan zarar arasında uygun illiyet bağının varlığının gerçekleşmesi gerekir. Feshi ihbar süresi sonunda henüz bir iş bulamamış olan işçi, salt bu nedenle çalışmadığı ve boşta geçen süreler için tazminat isteyemez.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, işverenin iş Kanunu'nun 13/son maddesi uyarınca ve genel hükümler çerçevesinde sorumluluğunu gerektirir koşullar gerçekleşmiştir. Bu nedenle isteğin reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve direnme kararının verildiği tarih itibariyle H.U.M.K. nun 2494 sayılı Yasa ile değişik 438/II. fıkrası hükmü gereğince duruşma isteğinin reddine karar verilip dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy