(743 S. K. m. 10, 11, 13, 15) (818 S. K. m. 386, 388, 389, 390)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali, tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bursa Asliye 6. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 05.03.1993 gün ve 1990/292-1993/183 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 23.09.1994 gün ve 9375-11030 sayılı ilamı ile; ( ...Dava dilekçesinin içeriğinden, davacı tarafın ehliyetsizlik yanında velaket aktinin kötüye kullanılması sebebine de dayandığı açıktır. Ne var ki, Mahkemece sadece ehliyetsizlik yönünden araştırma yapılarak, hüküm kurulmuş, vekalet akdinin kötüye kullanılması iddiası hakkında bir araştırma yapılmadığı gibi olumlu veya olumsuz bir hüküm de kurulmamıştır.
Hemen belirtmek gerekir ki, davada birkaç hukuki sebebin bir arada incelenebilmesi, sebeplerden bir tanesinin diğer hukuki sebeplerin incelemesine olanak tanıdığı sürece mümkündür. Nitekim bu yön, Hukuk Genel Kurulu'nun 19.01.1974 gün 1972/2584 esas 14 sayılı kararın da (davacının davasında dayandığı maddi olaylar için birkaç hukuki sebebi bir arada göstermesinde ilke olarak usul kanuna aykırılık yoktur. Hukuki sebeplerden bir tanesinin, diğer hukuki sebebi incelenmesine imkân verir niteliği bulunduğu müddetçe ehemmiyet ve lüzum derecesine göre birden fazla hukuki sebep birarada inceleme ve tahkik konusu yapılabilir) şeklinde açıkça vurgulanmıştır. Esasen uygulama bu alanda kararlılık kazanmıştır.
Ehliyetsizlik ve vekalet akdinin kötüye kullanılması iddialarının bir arada incelenmesinde usul açısından bir engel bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, yanların vekalet akdinin kötüye kullanılması iddiası hakkında delillerin toplanması, satış tarihindeki gerçek bedelin uzman bilirkişi aracılığı ile saptanması tüm deliller bir arada değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 14.02.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy