(1479 S. K. m. 25)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 8. İş Mahkemesince davanın reddine dair verilen 8.6.1995 gün ve 1994/3061-1995/1520 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 8.9.1995 gün ve 1995/6580-6297 sayılı ilamı;
(...Davacı, Bağ-Kur üyeliğinin 31.3.1989 tarihinde sona erdiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.
Davacının oto elektrik işyerini 31.3.1989 tarihine kadar çalıştırdığı ve bu tarihte anılan işten dolayı vergi mükellefiyetini sona erdirdiği ve vergi kaydını sildirdiği işlerini karısına devrettiği karısından dolayı, aile reisliği sıfatıyla vergi dairesine gelir vergisi beyannamesi verdiği anlaşılmıştır.
1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının 25. maddesine göre vergi mükellefiyeti sona erenin Bağ-Kur üyeliği, mükellefiyetin sona erdiği tarihte son bulur. Davacının mükellefiyeti 1989 tarihinde sona erdiğinden kendisinin bu tarihte Bağ-Kur sigortalılığının bittiği yasa gereğidir. İşyerini eşine devrettiğinden ve resmi kayıtlarda karısı üzerinde gözüktüğünden ötürü artık bu işyerini çalıştıran kişi davacının karısıdır. Davacı bu yerde çalışmasını sürdürse bile işi kendi nam ve hesabına değil karısına vekaleten sürdürdüğü kabul edilmelidir. Mahkemece bu gerekçelere ters düşer biçimde, davacının kendi nam ve hesabına çalıştığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıklara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy