(506 S. K. m. 79)
Dava: Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 1. İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 21.4.1994 gün ve 1992/1763-1994/303 sayılı kararın incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 17. B. 1994 gün ve 1994/9978-15403 sayılı ilamı ile; (... Davacı .... Ltd. Ortaklığı'nın işçisi olduğundan bu davalı ile Sosyal Sigortalar Kurumu bakımından davanın kabulü doğrudur.
Davacı ile .... Bankası arasında hizmet sözleşmesi ilişkisi bulunmadığı, davacının .... Ltd. Ortaklığı'nın işçisi olduğu ve ... Ltd. Ortaklığı'nın... Bankası'nın temizlik işlerini yüklendiği, bu sözleşmenin nitelikçe eser sözleşmesi olduğu gözetilmeden, davalı... Bankası yönünden de hizmet tespiti isteğinin kabulü isabetsizdir.
O halde, davalı bankanın bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresince temyiz edildikleri anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle davacı ile davalılardan... Bankası arasında bir hizmet ilişkisi mevcut değildir. Davacı, davalılar banka ile .... Şirketi arasında yapılan ve bir tür eser sözleşmesi olduğu kuşkusuz bulunan temizlik sözleşmesi dolayısıyla davalı banka şubesinde diğer davalı... Şirketi'nin işçisi olarak hizmet görmektedir.
... Ltd. Ortaklığı'nca davalı bankanın diğer bir şubesinde ya da yine bu şirketin üstlendiği başka bir yerdeki temizlik görevlerinde çalıştırılması mümkündür. Bu itibarla Banka yönünden davacı hakkında hizmet tespiti isteğinin kabulünün mümkün olmadığı çok açık bulunduğuna göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire Bozma Kararı'na uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Bir kısım davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire Bozma Kararı'nda ve yukarıda gösterilen nedenlerden HUMK.'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.04.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy