(1086 S. K. m. 213)
Dava: Taraflar arasındaki tesbit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin İş Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 8.10.1993 gün ve 1991/544 E - 1993/612 K. sayılı kararın incelenmesi davalı kurum vekili tarafından istenilmesi üzerine; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 6.4.1994 gün ve 2313-6538 sayılı kararı; (... Davacı, davalılardan T.D.'nin ev hizmetlerinde 1.6.1981 tarihinden 3.9.1991 tarihine kadar sürekli olarak hizmet akdiyle çalıştığının tesbitini istemiştir. Dosya içinde bulunan vizite kağıdına göre işe giriş tarihinin 20.1.1991 gösterildiği yine diğer bir vizite kağıdında ise girişinin 1.11.1987 olarak belirtildiği, 1.11.1977 tarihli ... Gıda Sanayii Tic. Ltd. Şirketi işe girişinin bildirildiği 455-59- 31 işyerinden 1988 yılının 1-2-3 dönemleri ile 1989 yılının 1-2-3 dönemlerine ait primlerin bildirildiği, 1991 yılında ise 62-079-31 işyerinden işe giriş bildirgesi verildiği, bu durumda davacının davalıya ait ev işyerinde sürekli çalıştığı yolundaki tanık ifadeleriyle yazılı belgeler arasında çelişkiler olduğu görülmektedir. Keza çalışmanın ev hizmetlerinde sürekli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda işverenin de isticaabı ile tanık beyanları ve davacının çalışmasını yakından bilen iş arkadaşları dinlenmek suretiyle gerçek çalışma durumunun belirlenmesi gerekir. Bu itibarla yukarıda gösterilen maddi ve hukuki olgular gözönüne alınmaksızın noksan inceleme ile yazılı şekilde isteğin kabulü usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle bozmada yer verilen işverenin de isticaab yapılması isteminden kasıt, HUMK. nun 213. maddesinde yer alan düzenlemeye yönelik bulunduğu aşikar olduğuna göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy