(818 S. K. m. 449)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 7.4.1994 gün ve 1993/228 E- 1994/87 K.sayılı kararın incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21.11.1994 gün ve 1994/4763-8849 sayılı ilâmı:
(...Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde 1 yıl vadeli % 77 faizli olarak 14.2.1989 tarihinde 6282 nolu hesap açtırdığını, işlemiş faizlerine dokunmayarak 14.2.1993 tarihi itibariyle bankaya başvurduğunda hesabın kapatıldığı gerekçesiyle ödeme yapılmadığından ihtar çekilmesine rağmen ödenmeyen alacağının, ihtar tarihi 8.6.1993 tarihinden itibaren ticari reeskont faizi ile, 14.2.1993 tarihinde 34.322.143 TL. olan alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı adına açılan hesabın 14.2.1991 tarihinde davacı imzasına yapılan kasa ödeme fişleri ile kapatıldığı, ödeme fişlerindeki imzaların davacıya ait olduğu saptandığından davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delilere, dosya kapsamı ve bilirkişi raporuna göre, 14.2.1989 tarihinde 1 yıl vadeli olarak, davacı adına açılan 6282 nolu hesabın, 14.2.1991 tarihli kasa ödeme fişleri ile davacıya ait imzalarla kapatılmış ise de, bu ödeme tarihinden sonra banka yetkilisi tarafından bazı işlemlerin yapılmış olması, cüzdanın davacı elinde olması ve bu son vade tarihinin 14.2.1993 yazılı olması karşısında bu ödemelerin gerçeği yansıtmadığı, bankanın çalışanlarının eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle 36.393.395 TL.nın davalıdan tahsiliyle, ana para 34.322.143 TL. üzerinden dava tarihi itibariyle % 40 faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki ve altındaki imzaların davacıya ait olduğu sabit bulunan banka kasa tediye fişleri ile davacı tarafa ödeme yapıldığı sabit bulunduğuna göre bu ödeme fişleri dikkate alınarak bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, raporun tediye fişlerini dikkate almayan bölümüne itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir....) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Davacının alacak davasına dayanak yaptığı, davalı bankaya ait mevduat hesap cüzdanına, banka yetkililerinin imzasını mevcut olmadığı ancak, buradaki yazılar ve tek imzanın bankanın müdür muavini Filiz B.'a ait bulunduğu üç grafoloji uzmanından oluşan bilirkişi kurulunun verdiği 23.12.1993 günlü rapordan anlaşılmıştır. Bir güven müessesesi olarak bankaların kendilerini temsil yetkisi verdiği ticari mümessil niteliğine haiz kişilerin, bankacılık sahasında, vaki eylem ve tasarruflarından mudilerine karşı sorumlu tutulması B.K. 449. ve onu izleyen maddeleri hükümleri gereğidir.
Kural olarak davacı adına olan banka hesap cüzdanında gösterilen bedelden dayalı bankanın sorumlu tutulması icab eder. Ancak, bu cüzdandan yine imzaları grafoloji uzmanlarının raporlarıyla davacıya ait olduğu saptanan banka tediye fişleri ile ödeme yapılmış bulunmaktadır. O itibarla davacı imzasını taşıyan kasa tediye fişleri tutarının davalı bankanın borcundan mahsup edilmesi icabeder.
Bu yön gözetilmeksizin davanın tamamının kabul edilmesi doğru değildir. O halde usul ve Yasaya uygun bulunmayan direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy