(1086 S. K. m. 290)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki senet iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Sarız Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 16.4.1994 gün ve 1993/114- 1994/69 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 17.10.1994 gün ve 7447-8797 sayılı ilamı; (...Davacı 9.7.1991 tarihli ve 60.000.000 TL. lik zilyetliğin devir ve teslim senedinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı 60.000.000.TL. lik bedelin davacıya ödediğini ve bu nedenle açılan davanın yersiz olduğunu savunmuş, Mahkemece davanın kabulü ile akdin taraflarca karşılıklı olarak fesh edilmiş olduğunu tesbitine bu şekilde belirtilen senedin iptaline karar verilmiştir.
Taraflar arasında 9.7.1991 günlü zilyetliğin devir ve teslim senedi düzenlenmiş olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı senedin aksini iddia etmiş tanıkla ispat etmek istemiştir. HUMK. nun 290.maddesi hükmü uyarınca senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def'i olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak ve azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler 20.000 liradan az bir miktara ait olsa bile tanıkla isbat olunamaz. Bu nedenle dinlenen tanık sözlerine de itibar olunamaz. Bu durumda davacının davasını ispat ettiğini kabule usulen olanak yoktur. Ne var ki davacı her türlü delil demek suretiyle and deliline dayandığından davalıya bu konuda bir and yöneltmeye hakkı bulunduğunun hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabul edilmiş olması bozmayı gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerde dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy