(818 S. K. m. 362)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul Asliye 2.Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 8.2.1994 gün ve 1992/12- 1994/116 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 22.2.1995 gün ve 423/962 sayılı ilamı;
(...Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında konfeksiyon mamullerinden olan gömlek ve pantolon boya işleminin davalı yüklenici tarafından yapılması konusunda sözleşme kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı iş sahibi, gömleklerden 5106 adedinin hatalı boyandığını ve durumun davalı yükleniciye bildirildiği halde hatanın giderilmediğini ileri sürerek, bu yüzden uğradığı zararın tazminini istemiştir. Davalı, ileri sürülen hatanın giderilip gömleklerin davacıya teslim edildiğini, bundan sonra süresi içerisinde ayıp ihbarı yapılmadığını ve herhangi bir boya hatası da bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece, ayıbın süresinde ihbar edilmediğinden dolayı davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, sözleşme konusu olan gömleklerdeki boya hatasının giderilmesi için iade edilen gömleklerin hatalarını gidererek, tekrar davacıya teslim ettiğini kabul ettiğine göre, bundan sonra ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ileri süremez. Öte yandan, 5106 adet gömleğin 14.6.1991 tarihinde tesliminden sonra gerekli muayenelerinin yapılarak 12.07.1991 tarihinde davacı tarafından davalıya ayıp ihbarının yapılmış olduğu anlaşıldığından, ihbarın süresinde yapıldığının kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve Yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy