(818 S. K. m. 371)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Torbalı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 2.3.1994 gün ve 1993/674-1994/138 sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 15.11.1994 gün ve 2283-6759 sayılı ilâmı:
(... Davacılar vekili; müvekkillerinin murisi Durmuş G. ile davalı arsa sahibi arasında yapılan arsa karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalanmasından sonra, plân ve proje aşamasında murisin ölümü üzerine davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedilmesi nedeniyle cayma tazminatı ve yapılan masraflar karşılığı 117.221.766 TL. nın faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, yüklenicinin ölmesi nedeniyle sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yüklenicinin ölümü sonucu sözleşmenin davalı tarafça haklı olarak feshedildiği gerekçe yapılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıların murisi ile davalı arasında yapılan 11.2.1993 tarihli arsa karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. B.K. 37. maddesine göre, istisna sözleşmelerinde yüklenicinin ölümü halinde, sözleşme yüklenicinin kişiliği nazara alınmışsa sözleşme münfesih olur. Oysa somut olayda, yüklenici normal bir apartman inşaatı işini yüklenmiş olup bu işin yerine getirilmesi özel veya üstün bir beceriyi gerektirmediğinden, ölümü, sözleşmenin sona ermesini gerektirmez. Öte yandan, sözleşmede yüklenicinin ölümü halinde, sözleşmenin son bulacağı hususunda bir hüküm de yer almamıştır.
Bu durumda sözleşme davalı tarafından haksız olarak feshedilmiş olduğundan, işin esasına girilerek, taraf delilleri toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği, nedeninde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy