(743 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karabük Asliye 1.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 2.2.1994 gün ve 1993/220 E - 1994/27 K.sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 1.12.1994 gün ve 1994/2709-7215 sayılı ilâmı;
... Taraflar arasındaki 18.1.1992 tarihli kat karşılığı inşaat yapımı ve devir sözleşmesinin 1.maddesinde inşaatın sözleşmeye ekli şemaya göre yapılacağı ve bu şemadaki (3) nolu bağımsız bölümün davalı arsa malikinin verileceği kararlaştırılmıştır. Böylece sözleşmeye ekli şemanın sözleşme hükmü haline getirildiği ve davalı yüklenicinin bu şemaya uygun daireyi davacıya vermeyi yükümlendiği anlaşılmaktadır. Şemada konsol denilen çıkıntıların zemin kattaki (3) nolu daireden itibaren başladığı ve böylece zemin kattan itibaren dairelerin bodrum kata göre büyük olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen inşaatın tasdikli projesinde konsol denilen çıkıntının 1.kattan itibaren başladığı böylece davacıya isabet eden (3) nolu dairenin 16.26 m2 küçüldüğü ve davacının bu durumu ancak inşaatın fiilen 3.kat beton atılıp cephe tuğlaları örülmekte iken, yani bina meydana çıktıktan sonra öğrenerek mahallînde 28.5.1993 tarihinde tesbit yaptırdığı, 19.6.1993 günlü tesbit bilirkişi raporunda bu durumun saptandığı anlaşılmaktadır. Davalı yüklenici bu işlerden anlayan uzman bir kişi olup, sözleşmeye ekli şemayı projeye uygun olarak çizdirmesi gerekirken, sözleşmeye ekli bu şemada, bu işlerden anlaması beklenemeyecek olan davacıyı hataya düşürerek zemin kattaki (3) nolu dairenin projedekine göre daha büyük yapılacağı yönünde davacıda kanaat uyandırıp buna göre bu parsele isabet eden diğer dairelerin kendisine verilmesini sağladıktan sonra projeye dayanarak savunmada bulunması, M.K.2.maddesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmaz sözleşme yorumlanırken tarafların sosyal durumlarının gözönünde tutulması ve sözleşmelerin dürüstlük kuralına göre yorumlanması gerekir. Öyle ise, davacıya düşen (3) nolu dairedeki 16.26 m2 eksikliğin bilirkişi raporunda belirtilen değerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve Yasa'ya aykırıdır
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy