(743 S. K. m. 639)
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Urla Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.6.1993 gün ve 49/376 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 7.4.1994 gün ve 1993/9740-1994/3890 sayılı ilamıyla;
(...Hükmüne uyulan Yargıtay 7.Hukuk Dairesi bozma ilamında özetle; Dava konusu taşınmaz üzerinde davacı tarafın sürdürdüğü zilyetliğin tespit gününde 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresine ulaştığı mahkemece yapılan keşif toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Bu nedenlerle Hazine'nin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, taşınmazı içine alan vergi kaydında çekişmeli parselin Hazine'ye ait bulunduğu ve davacı tarafın taşınmazı işgal ettiği yazılıdır. Tespit tutanağında da vergi kaydının dayanağı belgelerde kaçak ve yitik kişilerden Hazine'ye kaldığı belirtilmiştir. Hazine adına tapuda kayıtlı olmayan taşınmazların zilyetlikle kazanılması mümkün ise de, kaçak ve yitik kişilerden Kanunlar uyarınca Hazine'ye kalan yerler zilyetlik yoluyla kazanılamaz denilerek mahkemece vergi kaydının dayanağı belgeler getirtilip incelenerek taşınmazın kaçak yitik kişilerden kalıp kalmadığının gereği gibi araştırılması gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulüne, dava konusu parselin tespitinin ve komisyon kararının iptali ile davacı Yusuf Ç. adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de, bozma kararı doğrultusunda işlem yapılmamıştır. Hazine'ye ait 470 tahrir numaralı vergi kaydının hangi nedenle Hazine adına oluşturulduğu ve Özel İdare kayıtlarında bu yerin metruk arazi olup olmadığına dair bilgi olup olmadığı sorulmamıştır. Öte yandan aynı köyde bulunan 733 sayılı parsele ilişkin olarak Özel İdare Müdürlüğüne 18.1.1993 tarih ve 18 sayılı yazılarında vergi kaydına metruke sözcüğünün bulunduğu belirtilmiştir. Hal böyle olunca sözü edilen yazı örneği de eklenerek Özel İdare Müdürlüğü'ne yazı yazılarak defter ve kayıtlarda arazinin metruk yerlerden olup olmadığı sorulmalı, metruk olduğuna dair bilgi bulunduğu takdirde bilirkişi ve tanık sözlerine değer verilemeyeceği ve bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılmaya elverişli olamayacağı düşünülmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy