(743 S. K. m. 6) (3402 S. K. m. 15)
Taraflar arasındaki tespite itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Halfeti Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 16.5.1994 gün ve 1989/65 E./1994/26 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 22.9.1994 gün ve 1994/4589-8749 sayılı ilamı;
(... Taraflar arasında dava konusu taşınmazın ortak miras bırakandan kaldığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, miras bırakanın ölümünden sonra terekenin mirasçıları arasında paylaşılıp paylaşılmadığı ve uyuşmazlığa konu taşınmazın paylaşım sonucu hangi tarafa isabet ettiğine ilişkindir. Paylaşıma dayanan taraf Medeni Kanun'un 6.maddesi gereğince paylaşımın varlığını, paylaşım tarihini, paylaşıma bütün paydaşların veya yetkili temsilcilerinin katıldıklarını, paylaşımda paydaşlara verilen paylar ile bunların akıbetlerini, Kadastro Kanunu'nun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulmadığını kanıtlamakla yükümlüdür. 3402 sayılı KadastroKanunu'nun15.maddesi uyarınca harici paylaşım belgelerle, bilirkişi ve tanık beyanları ile kanıtlanabilir. Hal böyle olunca, paylaşıma dayanan taraftan bu hususa ilişkin delilleri sorulmalı, paylaşım yapılmışsa, paylaşımın yapılmadığını iddia eden tarafın bu taşınmazdaki hissesine karşılık ne aldığı, taşınmaz almışsa nereden aldığı ve kimin adına tespit edildiği araştırılmalı, gerektiğinde ilgili tutanaklar getirtilip incelenmeli ve uzun süreli kullanmanın harici paylaşımın karinesi olduğu düşünülmeli, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı göz önünde tutulmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy