(743 S. K. m. 639) (3402 S. K. m. 9, 14, 20) (YHGK 20.04.1994 T. 1994/8-34 E. 1994/251 K.)
Dava: Taraflar arasındaki tespitin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çayırlı Kadastro Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.2.1994 gün ve 1992/133 E-1994/6 K. sayılı kararın incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 23.6.1994 gün ve 1994/2685 E-6664 K. Sayılı ilâmı;
(...Kadastro sırasında 691 parsel 8750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz davacı Hazine adına tesbit edilmiştir. Davalının satın alma yolu ile geçen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı tapulama komisyonu tarafından kabul edilmiştir. Davacı Hazine temsilcisi taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle iktisabının mümkün bulunmadığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Kemalettin A. adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan inceleme araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Davalının dayandığı vergi kaydının 678 ilâ 692 sayılı parsellere revizyon gördüğü anlaşılmaktadır. Vergi kaydının revizyonları araştırılmamış, başka parsellere de revizyon görüp görmediği belirlenmemiş, kaydın usulen uygulanarak sınırlarının niteliğine göre kapsamı belirlenmemiş teknik bilirkişiye krokide kaydın kapsadığı alan işaret ettirilmemiştir. Öte yandan aynı, çalışma alanı içinde kayıt ve belgesiz olarak 100 dönüm miktarında arazinin zilyedi adına tesciline karar verilmesi mümkündür. Erzincan Kadastro Müdürlüğü'nün 11.10.1989 gün ve 52 sayılı yazılarının incelenmesinden davalı adına 109464 metrekare miktarında yer tescil edildiği anlaşılmaktadır. Yazıda belirtilen parsellere ait tutanak örnekleri getirtilerek kayıt ve belgesiz olarak tesit veya tescil edilip edilmediği araştırılmalı, Kadastro Müdürlüğü yazısı bu suretle denetlenerek miktar sınırlaması gözetilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle dava konusu taşınmazın, özel mülk konusu olduğu, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile mülk edinebileceği, davacı yararına edinme koşullarının gerçekleştiği ve davacının belgesinden daha önce kazandığı taşınmazların bir bölümünde, tamamına malik olmayıp hissedar bulunduğu, Özel Daire ile yerel mahkeme arasında tartışmasızdır. Hukuk Genel Kurulu'nun 20.4.1994 gün ve 34-251 sayılı kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir çalışma alanı içersinde belgesizden iktisap edilebilecek taşınmaz mal yüzölçümünün hesaplanmasında bağımsız olarak tespit ve tescil edilen taşınmazlar yüzölçümü ile paylı olarak tespit ve tescil edilen taşınmazlarda paya isabet eden taşınmazlar yüzölçümlerinin esas alınması gerekir.
Somut olayda da davacının, dava konusu taşınmazla birlikte belgesizden kazandığı taşınmazların toplam yüzölçümü 100 dönümün altında bulunduğu açıklıkla anlaşıldığına göre, davanın kabul edilmesi doğrudur. O halde Usul ve Yasa'ya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy