(4721 S. K. m. 698)
Dava: Taraflar arasındaki "izale'i şuyu" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Adalar Sulh Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 11.3.1993 gün ve 1991/144-1993/49 sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi'nin 25.4.1994 gün ve 1994/4317-5527 sayılı ilamı:
(... Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 10. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca ortaklığın giderilmesine konu ana gayrimenkuldeki her bir paydaşa bir bağımsız bölümün tahsisi suretiyle kat Mülkiyetine geçiş esas ise de, bu kural paydaşlığın giderilmesi davasından önceki fiili durumun bozulmasına yol açmamalıdır.
Diğer taraftan her birine birer bağımsız bölüm tahsis edilen karı-koca R. ve S. 23.8.1977 tarihinde, o tarihte taşınmazın tamamında 25/160 paya sahip olan E.'den bu payının müştereken satın almışlardır. Yine dosyada örneği bulunan 8.8.1963 günlü sözleşmeye göre davacıların satıcısı olan E. sattığı 25/160 payı Petro'dan satın almıştır. Aynı sözleşmeye göre ise taşınmazdaki bu payın karşılığı bahçe içerisindeki müştemilat olup mahkemenin 5 numarasını verdiği bağımsız bölümü teşkil etmektedir.
Bağımsız bölüme dönüştürülen bu müştemilat daha sonra kalkmış olmakla beraber şahsi irtifak hakkına konu olan yer olup R. ve S.'nın E.'den satın aldıkları yer budur. Satıştan sonra bu kişiler daha sonra müracaata bırakmış oldukları bir izale-i şuyu davası açmışlarsa da bu davayı açmış olmaları satış akdi sırasında görerek ve bilerek payları karşılığının bu müştemilat (5 nolu bağımsız bölüm) olduğu gerçeğini değiştirmez. O halde karı-koca R. ve S.'nın ana gayrimenkuldeki 25/160 payına karşılık E.'den satın aldıkları müştemilatın müştereken tahsisi ile yetinilmesi gerekir.
Bu durumda kullanımları da dikkate alınarak N. G. D.'ın taşınmazdaki 70/160 payına karşılık zemindeki 1 ve 1. kattaki 3 nolu, Petro'nun 60/165 payına karşılık zemindeki 2 ve 1. kattaki 4 nolu, R. ve S.'nın ise 25/160 müşterek (25/320'şer) paylarına karşılık 5 nolu bağımsız bölüm (eski bahçe içindeki müştemilat) tahsis edilmek suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmesi gerekir. Davacılar R. ve S. her ne kadar taşınmazın 25/320'şer payını ayrı ayrı aldıklarını ileri sürmektelerse de aldıkları pay E.'nin 25/160 payı olup yukarıda da açıklandığı üzere irtifak kalkmış da olsa, bu payın kabul ettiği ve fiilen satılan yer müştemilat olduğu cihetle ikisinin 25/160 payı müştereken satın aldıklarının kabulü gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. 03.05.1995 (¤¤)