(743 S. K. m. 628) (634 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki kat mülkiyeti kurulmak suretiyle ortaklığın giderilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Edirne 2.Sulh Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 15.5.1992 gün ve 1990/36 E - 1992/344 K. sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 20.11.1992 gün ve 1992/9846-11578 sayılı ilamı; (...İnşaatı tamamlanmış binaların birbirilerinden ayrılmış parseller üzerinde bulunması ve birleştirilmelerinin, arada bulunan çocuk bahçesi nedeni ile, mümkün olmadığı saptandığına göre bu parseller üzerindeki binalarda müştereken kat mülkiyetine geçilemeyeceğine dair mahkemece yapılan tespit Usul ve Yasaya uygun ise de; her bir parsel üzerinde yapılmış binalar ayrı ayrı ele alınarak Kat Mülkiyeti Kanununun 10. maddesinin son fıkrası hükmünün, her bir parsel üzerindeki bina üzerinde birbirinden bağımsız olarak kat mülkiyetine geçilip geçilemeyeceği konusunda herhangi bir araştırma yapılmadan davanın reddi doğru görülmemiştir.
Dava konusu taşınmazlar tapuda kooperatif adına kayıtlı olup, bu hali ile davacının pay maliki sıfatı olmadığı cihetle sözü edilen 10.maddenin son fıkrası hükmü uygulanamaz ise de, kooperatif ortaklarının ferdi mülkiyete geçtiklerine dair dosya içerisinde bazı belgelerin mevcut olduğu dikkate alınarak bu konuda da inceleme yapılıp ferdi mülkiyete geçilmiş olduğunun tespiti halinde kooperatif ortaklarının bağımsız pay malikleri olacakları cihetle yukarıda açıklandığı gibi işlem ve tahkikat yapılıp kat mülkiyetine geçiş yoluyla ortaklığın giderilip giderilmeyeceğinin saptanması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde davanın reddi doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddiaları ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara; bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Bir kısım davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy