(743 S. K. m. 134, 150)
Dava: Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Uşak Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 28.3.1994 gün ve 143-203 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 27.6.1994 gün ve 6077/6579 sayılı ilamıyla,
(... Boşanma davalarında tarafların ikrarı hakimi bağlamaz (MK. md. 150/2). Bu konuda taraf delilleri sorulup toplanmadan taraf beyanları esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.) gerekçesiyle dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Temyiz eden: Davalı vekili
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Karar: Dava, Medeni Kanunun 3444 sayılı yasa ile eklenen 134/son maddesinden kaynaklanan fiili ayrılık nedeniyle boşanma istemine ilişkindir.
Anılan maddede boşanma sebeplerinden her hangi biri ile açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç yıl geçmesi halinde her ne sebeple olursa olsun müşterek hayat yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin talebi üzerine boşanmaya karar verilir hükmüne yer verilmiştir. Önce görülen şiddetli geçimsizlik hukuksal nedenine dayalı boşanma davasında verilen red kararı 12.2.1991 tarihinde kesinleşmiş temyize konu dava ise redden itibaren ve üç yıllık süre geçtikten sonra 25.2.1994 tarihinde açılmıştır. MK. nun 134/son maddesinin uygulanmasında davanın kabul edilebilmesi için yasanın amaçladığı biçimde üç yılı aşan bir süre içerisinde müşterek hayatın yeniden kurulamaması fiili ayrılık vakıasının gerçekleşmiş olması gerekir. Taraflar arasında temyize konu davadan önce açılıp görülen ve redle sonuçlanan iki boşanma davası ile üç nafaka davası mevcuttur. Bu dosyalar temyize konu davanın mahkemesi aşamasında getirtilmiş durumdadır. Keza davalı vekili 28.3.1994 günlü oturumda açıkça taraflar dilekçede yazılı olduğu gibi üç yılı aşkın süredir bir araya gelmemişlerdir. Takdir mahkemenindir demiş ve beyanı duruşma tutanağına aynen alınarak imzası ile teyit ettirilmiştir.
Getirtilen taraflar arasında önce görülüp kesinleşmiş dava dosyaları içeriği ve fiili ayrılık vakıasına ilişkin olarak davalı vekilinin aksi kanıtlanamayan beyanı karşısında medeni kanunun 134/son maddesinde görülen koşulların gerçekleştiğinin kabulü gerekeceği aşikardır. Bu itibarla mahkemece açıklanan delillerin birlikte değerlendirilmesi ile davanın kabul edilmesi doğrudur. O halde usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 24.500 lira bakiye temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına 15.03.1995 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy