(743 S. K. m. 162)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki nafaka davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 7.10.1994 gün ve 1993/1007-1994/551 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 15.12.1994 gün ve 11935-12526 sayılı ilamı;
( ... 1- Yapılan soruşturmaya, toplanan delillere, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, Medeni Kanunun 152. maddesi gereğince babanın küçük çocuğunu infakla mükellef olmasına, tarafların mali ve sosyal durumuna ve geçim şartlarına göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Tanıklardan kadının ayrı yaşama nedeni ve bu konuda haklı olup olmadığı araştırılmamıştır.
Karı kocadan biri aile vazifelerini ihmal eder, yahut diğerini tehlikeye hacâlete veya zarara maruz bırakırsa mütesair olan taraf hakimin müdahalesini talep edebilir.
Hakim, kabahatli olan tarafa vazifelerini ihmal eder ve bu semeresiz kalırsa birliğin menfaatini sıyaneten Kanunda muayyen tedbirleri ittihaz eyler (M.K.161).
Karı kocadan her biri, müşterek hayatın devamı yüzünden, sıhhati, şöhreti veya işinin terakkisi ciddi surette tehlikeye düştüğü müddetçe ayrı bir mesken edinebilir (M.K.162/1).
Karı kocadan biri talep eder ve ayrı yaşamak keyfiyeti haklı olursa, Hakim hangisi tarafından diğerinin iaşesi için ne miktar muavenette bulunulacağını tayin eder (M.K.162/3).
Davacı, boşanma davası açılması sebebinin dışında diğer sebeplerle ayrı yaşama hakkının doğduğunu, bu yaşama tarzında haklı olduğunu iddia ile eşinden nafaka istemektedir.
Yukarıda açıklanan kurallarda yer alan unsurların gerçekleştiği ispat edilmedikçe dava kabul edilemez.
Bu yön gözetilmeden nafakaya hükmedilmesi doğru bulunmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararın uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy