(818 S. K. m. 49) (743 S. K. m. 24) (1593 S. K. m. 28) (765 S. K. m. 526)
Dava: Taraflar arasındaki "tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 12.9.1994 gün ve 1994/398 - 544 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 4.hukuk Dairesi'nin 15.12.1994 gün ve 1994/8827 - 11267 sayılı ilâmı;
(
Dava, yayın yoluyla tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Gazetesinin 4.5.1993 tarihli Ankara ekinde yayınlanan haberin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu iddiasıyla 200.000.000,- TL. manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davaya konu olan yazının başlığı "Fuhuş oteli siftah yapamadı" biçimindedir. Yazının içeriğinde "Ulus'ta yeni açılan, Otel siftah edemeden kapısına kilit vuruldu, otel sahibi, adlı kadını 450.000,- TL. karşılığında müşteri kılığındaki polislere satmaya kâlkınca yakalandı. İlk müşterilerinin polis olduğundan habersiz sıkı pazarlık yapan otel sahibi, onları genç kadının odasına kadar götürdü" biçimindeki dizelere yer verilmiştir. Oysa haberin verildiği anda gerçek olan husus davacı hakkında 1593 sayılı Yasa'nın 28. maddesine dayanılarak çıkarılan tüzüğün 103. maddesi delaletiyle TCK. 526. maddesi gereğince ve otelinde fuhuş yapanlara yer gösterdiği gerekçesiyle 3.5.1993 tarihli iddianame ile dava açılmış olmasıdır.
Bir haberin hukuka uygun sayılabilmesi için "haber niteliğinin" varlığı ve haber içeriğinin "gerçeğe uygunluğu" yeterli değildir. Gerçek bir olaya "ana noktalarda" gerçek dışı unsurların eklenmesi halinde, artık hukuka uygunluktan sözedilemez. Yayında davacı otelinde kadın pazarlayarak fuhuş yaptıran kişi olarak vurgulanmıştır. Yazı içeriğindeki kadın pazarlama olayı ispatlanamamıştır. Davacı kadın satıcısı olarak gösterilerek haber verme hakkının sınırları objektif olarak aşılmıştır. Davalının bu konuda gereken özeni göstermemiş olması nedeniyle kusurlu eyleminin sözkonusu olduğu gözetilerek uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, habere konu olayın gerçek olduğu gerekçesiyle davanın reddedilmiş olması Yasa'ya aykırıdır
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy