(743 S. K. m. 639)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İscehisar Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 4.11.1992 gün ve 1990/61 - 1992/163 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 29.12.1994 gün ve 1993/11232 - 1994/14632 sayılı ilamı:
(
Davacı, dava dilekçesinde mevkii ve sınırları yazılı tesbit dışı bırakılan taşınmazın MK. nun 639/1. maddesi uyarınca adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Hazine, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Paftaya göre tescil konusu edilen taşınmazın Güneyinde davacıya ait 1950 sayılı parsel bulunmaktadır. 1950 parsel, 1938 tarih 873 tahrir numaralı vergi kaydına dayanılarak davacı adına tespit edilmiştir. 1950 parsele ait dayanak vergi kaydı davacının satıcısı adına yazılı olup 4 sınırı mer'a olarak yazılı bulunmaktadır. Paftaya göre dava konusu taşınmazın çevresi taşlık alanlarla çevrilidir. Davacı satıcısının adına yazılı bulunan vergi kaydındaki hukuki nitelendirme ile bağlı bulunduğuna ve dava konusu yerin etrafında eylemli olarak tespit dışı bırakılan taşlık alanlar yer aldığına göre taşınmazın vergi kaydında yazılı bulunan mer'adan elde edildiğinin kabulü gerekir. Belgenin aksi aynı güçte başka bir belge ile kanıtlanmadığına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması yasaya aykırıdır
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy