(1086 S. K. m. 74, 75, 76)
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Elmadağ Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 1.11.1994 gün ve 1992/139 E - 1994/367 K.sayılı kararın incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 20.3.1995 gün ve 2735-3692 sayılı ilamı:
( ...Davacılar, murisleri Ahmet K.'un sağlığında oğullan olan davalılara yaptığı temlikin ehliyetsizlik ve muvazaa nedeniyle illetli olduğundan bahisle iptal, tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Hukuk Genel Kurulu'nun 19.1.1994 tarih ve 1974/14-1972/2 sayılı kararında belirtildiği üzere ve HUMK. nun 74, 75 ve 76 maddelerinden çıkan anlam ve sonuca göre, hakim davacının bildirdiği maddi olay ve neticei taleple bağlı ise de, cereyan eden maddi olayda hangi hukuki nedene göre, hüküm verileceği yada hangi hukuki nedenin nazara alınacağını tayin ve takdir etmek durumundadır. O kadar ki hukuki neden yanlış gösterilmiş, ya da hiç gösterilmemiş olup, Mahkemece uygun hukuki neden bulunarak ona göre bir karar verilebilecektir. Yine Hukuk Genel Kurulu'nun 11.4.1990 tarih 1990/1-152, 1990/236 sayılı kararında vurgulandığı gibi davacıların davada dayandıkları maddi olaylar için bir kaç hukuki nedeni bir arada göstermelerinde ilke olarak usul ve yasaya aykırı bir yön yoktur.
Hukuki nedenlerden bir tanesinin diğer hukuki nedenin incelenmesine olanak verir niteliği bulunduğu sürece, önem ve lüzum derecesine göre birden fazla hukuki neden inceleme ve araştırma konusu yapılabilir. Somut olayda Mahkemece, dayanılan hukuki nedenlerden hiçbirisi için gerekli araştırma yapılmamıştır.
Bu durumda, iddia ve savunmada sözü edilen hususların tümü itibariyle tarafların delillerin sorulması, olayda önemine binaen hukuki ehliyetsizlik nedenine öncelik verilerek murisin tasarrufu yönünden temyiz kudretini kaybetmiş olup, olmadığı usulüne uygun biçimde incelenmesi aslolan ehliyetsizliğin Doktor raporu ile saptanması olduğundan varsa davacılardan murisin hayatta iken, aldığı Doktor raporları, reçete protokol ve müşahade kağıtlan gibi, belgelerin istenmesi, akit tarihi itibariyle murisin hukuki ehliyete sahip olup olmadığının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması, ehliyetsizlik iddiasının kanıtlanamaması durumunda ise, muris muvazaası yönünden 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme kararı çerçevesinde soruşturma ve değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan geciktirici nedenlere ve özellikle taraflar iddia ve savunmaları doğrultusunda delil listelerini ibraz etmişlerdir. Verdikleri listelerde gösterdikleri tanıkların da dinlenmesi suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilerek ve hasıl olacak sonuç dairesinde çözüme ulaşılması gerekeceğine göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, bozmada oybirliği sebebinde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy