(743 S. K. m. 931)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Foça Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair 23.12.1992 gün ve 1992/55-263 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk dairesinin 18.4.1997 gün ve 1994/2876-5068 sayılı ilamı;
( ... Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davalılar taşınmazı iyi niyetle aldıklarını savunmuşlardır. Davalılar, dava konusu taşınmazı kadastrodan sonra oluşan çapa göre satın almışlardır. Aksi kanıtlanıncaya kadar M.K. nun 931. maddesinin koruyuculuğu altında oldukları kuşkusuzdur. Ne var ki, somut olayda davacı ve davalılar, aynı köyden olup, dava konusu taşınmazın bayileri tarafından davacıya satıldığını, bu satış vaadi nedeniyle bayiiler ile davacı arasında tapu iptal davasının devam ettiğini davalılar bilmektedirler. Bu sebeple sırf bayilerinin davayı kazandım demesine inanmaları ve halen dava devam ederken taşınmazı almaları, davalıların iyi niyetli olduklarını kabule yeterli değildir. En ufak bir özen göstermeleri halinde bu taşınmazla ilgili davanın halen devam ettiğini, sonuçlanmadığını öğrenebilecek durumda oldukları, tüm dosya içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davalıların iktisabının iyi niyete dayandığının kabulüne olanak yoktur. Davanın kabulüne karar vermek gerekirken, kanıtların yanılgılı değerlendirilmesi sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy