(743 S. K. m. 13, 14, 15)
Dava: Taraflar arasındaki "tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Elazığ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 7.3.1996 gün ve 1995/1146 E-1996/188 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 5.7.1996 gün ve 1996/8381-8760 sayılı ilamı:
(...Dava ehliyetsizlik hukuksal nedeni dayalı, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacının mümeyyiz olmadığı sebebiyle kabul kararı verilmiştir.
Vesayet dosyası içinde bulunan Elazığ Sinir ve Ruh Hastalıkları Hastanesi'nce verilen 21.9.1995 tarihli raporda "davacının Demans denilen akıl zayıflığına düçar olduğu" ifade edilmiştir. Ancak, bir kimsenin medeni hakları kullanma ehliyetinin bulunup bulunmadığı gibi çok önemli bir konuda delillerin eksiksiz toplanarak en ehliyetli kurumdan rapor alınması zorunludur. Nitekim bu yön yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında önemli vurgulanmaktadır. Hal böyle olunca, davacıya ait müşahade belge ve reçeteleri getirilip, tanık dahil tüm delillerin toplanarak dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilip davacı Ahmet'in satış tarihinde hukuki ehliyete sahip olup olmadığının saptanması ve alınacak rapora göre bir hüküm kurulması gerekirken, noksan soruşturmak ile yetinilip davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Değinilen hususlar karar düzeltme isteği üzerine bu kez yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 440. maddesi gereğince kabulüne, dairenin 8.5.1996 tarih ve 5042 Esas, 5408 Karar sayılı onama kararının ortadan kaldırılmasına, Elazığ Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nden verilen 7.3.1996 tarih, 1146-188 sayılı hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince bozulmasına...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı ONANMASINA 19.03.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy