(1163 S. K. m. 16)
Taraflar arasındaki "ortaklıktan çıkarma kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Çanakkale Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 2.11.1994 gün 1994/12-782 sayılı kararın incelenmesi dava vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 1.6.1995 gün ve 1995/3426-4494 sayılı ilamı;
( ... Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yönetim kurulunun 1.10.1993 gün ve 127 sayılı kararı ile konutta tadilat ve tahrifat yaptığı gerekçesiyle ihraç edildiğini ileri sürerek ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının konutta tapuya tescilden önce ana sözleşme hükümlerine aykırı olarak konutta tahribat ve tadilat yaptığını, ihtara rağmen bunu düzeltmediğini, bu nedenle alınan ihraç kararının yasalara aykırı bir yönünün bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddiaya, savunmaya, toplanan delillere göre, ana sözleşmenin 14/4 maddesinde de belirtildiği gibi, tapuda kendi adlarına tescilden önce konutlarında yaptıkları tahribat ve tadilatları yazılı ihtara rağmen düzeltmeyenlerin ortaklıktan çıkarılacağı, bu durumun da davacının tapuda tescil işlemi yapılmadan konutta tahribat ve tadilat yaptığı ve bunu yapılan ihtarlara rağmen düzeltmediği anlaşıldığından yönetim kurulunun ihraç kararının yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava ihraç kararının iptaline ilişkindir. davacının bina içinde yapmış olduğu sıhhi tesisat, elektrik tesisatı ve balkonlarda yaptığı seramik değişikliklerinin ana sözleşmenin 14/4 maddesinde öngörülen biçimde konutun şeklini değiştirecek nitelikte bir ekleme olmadığından, bu gerekçeye istinaden davacının kooperatiften ihracı doğru değlidir.
Öte yandan, davalı kooperatifin davacının yapmış olduğu tadilatları eski hale getirmesi için göndermiş olduğu ihtarnamelerde herhangi bir süre verilmemiştir. Bu şekilde süre verilmeyen ihtarnamelerin sonuç doğurmayacağı açıktır. O halde, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu biçimde davanın reddi doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI :
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurlu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy