(1163 S. K. m. 51/1, 45)
Dava: Taraflar arasındaki "olağanüstü genel kurul kararının iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 15.12.1994 gün ve 1994/25 E. 1345 K. sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 15.6.1995 gün ve 1995/4026-5004 sayılı ilamı:
(
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları bulunduklarını, kooperatif yönetim kurulu üyelerinin görev süreleri bitmeden ve henüz bilanço dönemi tamamlanmadan kooperatifi olağanüstü toplantıya çağırdıklarını, müvekkillerinin toplantının 3 - 4 - 5 - 6 - 7 - 9 nolu gündem maddelerinin görüşülmesinin Yasa'ya aykırı olacakları konusunda uyarı yaptıklarını, uyarılarına uyulmadığını, ayrıca toplantıda alınan 5 - 9 - 12 - 12a - 12b maddelerinde gerekli çoğunluğa uyulmadığını, bunun yanında divan başkanının tarafsız olmadığını ileri sürerek, 1.12.1993 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 2, 3b, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 12, 12a, 12b maddelerindeki kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,davanın yasal dayanağı bulunmadığını ve reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya içerisindeki yazılara göre, 25 ortaklı davalı kooperatifin 1.12.1993 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 11 ortağın asaleten ve 9 ortağın da vekaleten olmak üzere 23 ortakla toplandığı, ana sözleşme ve Yasa hükümlerine göre, gene kurulda kararların ortaklar cetvelinde imzası olanların yarısından bir fazlasının oyuyla alınması gerektiği ve karar sayısının buna göre 23/2+1=13 olduğu halde, ortakların ödemeleriyle ilgili 9. maddesinde yazılı kararların 11 kabul oyuyla alınmasıyla karar yeter sayısının oluşmadığı ve 9. maddesindeki kararın ana sözleşme ve Yasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle, davalı kooperatifin 1.12.1993 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurulun ortakların ödemeleriyle ilgili alınan 9. maddesindeki kararların iptaline, davacının diğer istemlerinin reddine karar verilmiştir.
1- 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 51/1 maddesine göre, "Yasa ve ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur" hükmü yer almıştır. Davalı kooperatif ana sözleşmesinin "görüşme ve karar nisabı" başlıklı 33. maddesinde yasa hükmüne paralel olarak"
konularının görüşülebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az ¼'nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. Genel Kurul'da kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarısından fazlasının oyu ile alınır" hükmüne yer verilmiştir.
Açıklanan bu düzenlemelerin ışığı altında genel kurulda alınan kararların geçerli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Davalı kooperatifin ortak sayısı 25'tir. Toplantıya asaleten ve temsilen 23 kişi katılmış ve hazirun cetvelini bu ortaklar imza etmişlerdir. Gündemin 9. maddesindeki hususların karara bağlanması için ana sözleşmenin 33/2. maddesinde yazılı ağırlaştırılmış çoğunluğun karar vermesine gerek yoktur. Nitekim, gündemin bu maddesinin görüşülmesi sırasında salonda 20 ortağın bulunduğu ve bu gündem maddesindeki ortakların ödemeleriyle ilgili kısmın 11 ortağın oyu ile kabul edildiği anlaşılmaktadır. Davalı kooperatifin ortak sayısı 25 olduğuna ve 7 kişi ile toplanıp bu ortakların yarıdan fazlası ile karar alabildiğine göre, 11 ortağın oyu ile alınan karar bu nedenle 1163 sayılı Kanun'un 51-1 ve ana sözleşmenin 33/2 maddesine uygundur. Nitekim, aynı ilkeler Dairemizin 23.11.1993 gün 5773 - 772 ve 30.12.1993 gün 2151 - 8826 sayılı kararlarında da aynen benimsenmiştir. Bu nedenlerle Mahkemece, davanın reddi gerekirken aksi düşünce ile ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; Mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: 1163 sayılı Kooperatifler Kanun'un 51/1 maddesinde, Yasa ve Ana sözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarısından bir fazlasına itibar olunur hükmüne yer verilmiştir. Bu kuraldan anlaşılacağı üzere, kooperatif genel kurallarına alınacak kararlar bakımından, ana sözleşmeye özel bir karar yeter sayısı getirilebilir. Nitekim, davalı kooperatif ana sözleşmesinin 33 ncü maddesiyle de, anılan yasa maddesine göre, özel bir karar yeter sayısı getirilmiştir.
Ana sözleşme'nin 33. maddesinin 2. fıkrasında da genel kurulda kararlar, ortaklar cetvelinde ( huzurun cetvelinde ) imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır hükmü yer almıştır. Bu fıkra, hiç bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açıktır. Ana sözleşmenin çok açık olan bu fıkrasının yorum yoluyla değerlendirilmesi ve bunun sonucu olarak karar yeter sayısının belirlenmesi olanaksızdır. Aksi halde, ana sözleşmenin açık hükmünün uygulanması ihmal edilmiş olur. Bu tür bir uygulamanın da ortakların benimsemiş bulunduğu kooperatif ana sözleşmesi hükümlerine aykırı düşüneceği kuşkusudur.
Somut olayda, ortaklar cetvelini 23 ortak ve temsilci imzalamıştır. Bu durum da, en az 13 ortağın olumlu oyu ile karar oluşabilir. 11 oyla alınan karar ise ana sözleşmede öngörülen karar yeter sayısına aykırı bulunmakla, genel kurul kararının iptaline ilişkin yerel mahkeme kararı doğrudur. Nitekim Hukuk Genel Kurulu'nun Usul ve Yasa'ya uygun olan direnme kararı onanmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Davacılar, davalı kooperatifin 1.12.1993 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında gündemin 9. maddesinin anasözleşme hükümlerine aykırı şekilde yeterli sayıda oy olmadığı halde kabul edildiğinin kararlaştırıldığını iddia etmişler, Mahkemece de gündemin 9. maddesinde, anasözleşme'nin 33/2 maddesindeki karar nisabı oluşmadığından alınan kararın iptaline karar verilmiştir.
Bilindiği gibi nisap, bir kurulun toplanabilmesi veya karar alabilmesi için Yasa'nın veya anasözleşme'nin aradığı asgari sayıdır. Nitekim 1163 sayılı Yasa'nın 45. maddesinde ( toplantı nisabı Anasözleşmede gösterilir. Ancak Yapı Kooperatiflerinin Genel Kurul toplantısında ortakların en az ¼ nün şahsen veya temsilen hazır bulunması şarttır ) denilerek toplantı nisabının asgari miktarını açıklamıştır. Davalı kooperatif Anasözleşmesinin 33/1 maddesinde yasadaki bu hükme paralel olarak ( Genel Kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az ¼ nün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır ) hüküm getirilmiş, Anasözleşme'nin 33/2 fıkrasında ise ( genel kurulda kararlar ortaklar cetvelinde imzası bulunanların yarıdan fazlasının oyu ile alınır ) denilerek karar yeter sayısı açıklanmıştır.
1163 sayılı Yasa'nın karar nisabı ile ilgili 51 nci maddesinde ise ağırlaştırılmamış çoğunluk için ( Kanun veya Anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça Genel Kurul Kararlarında ve seçimlerde oyların yarısına itibar olunur ) kaydı konulmuştur.
Görüldüğü gibi 1163 sayılı Yasa'nın 45, 51 ve Anasözleşme'nin 33/1 maddesinde birbirine uygun sözler yer alırken 33/2 maddesinde ( huzurun cetvelinde imzası bulunanların ) sözü bu maddeye ilave edilerek karışıklıklara neden olunmuştur. O halde Anasözleşme'nin 33/2 maddesinde yer alan ( Huzurun cetvelinde imzası bulunanlar ) sözcüğünün Yasa'nın 45, 51 ve Anasözleşme'nin 33/1 maddesi karşısında yorumlanması gerekmektedir. Sözleşme ve bütün hukuki işlemlerde irade beyanlarının gerçek anlam ve amacı hakim tarafından BK. 18 nci maddesine göre yorum yoluyla tespit edilecektir. Yorumda genel kural tarafların gerçek ve ortak amaçlarını tespit olunca lâfzı yoruma itibar edilmeyecektir. Yorumda ana kural sözleşme ve irade beyanlarının hükümsüz olacak şekilde değil ve fakat hukuki sonuç doğuracak şekilde yorumlanması gerekir. İsviçre - Türk Doktrin ve uygulamasında hakim yorum tarzı yeni güven teorisindir. Bu teorinin amacı bir taraftan tarafların menfaatlerini eşit bir şekilde korumak, diğer yandan da iş aleminde ve muamelelerde hukuki emniyeti ve istikrarı sağlamaktır. ( Bk. Borçlar Hukuku Prof. Fikret Eren 4. Bası 1991 cilt 1 sh. 208 ve 566 vd. Ve orada anılan İsviçre ve Türk yazarları ). Kooperatifte Alınan kararlarla yönetim kurulu seçilecek ileriye etkili olarak hukuki işlemler yapılacak, bu kararlar doğrultusunda ortaklardan para toplayacak ve bu paralar arsa alımına ve inşaatların yapımına sarf edilecektir. Böylece alınan kararların yıllar sonra ve inşaatların yapımına sarf edilecektir. Böylece alınan kararların yıllar sonra geçersizliğine olanak tanımak muamelelerde hukuki emniyeti ve istikrarı bozacaktır.
Ayrıca hazurun cetveli, toplantıya katılan ortakların bu toplantıya asaleten mi yoksa temsilen mi katıldıklarını tespit eden bir belgedir. Ne yasada ne Anasözleşmede bu hazurun cetvelinde imzası bulunan ortakların toplantının sonuna kadar orada bulunmasını zorunlu kılan bir hüküm yoktur. İnsanların tabi ihtiyaçları yanında zorunlu mazeretleri nedeni ile toplantı salonu dışına çıkmaları kaçınılmaz bir olgudur. O halde toplantı salonunda toplantı nisabı olan Kooperatife kayıtlı ortakların en az ¼ nün şahsen veya temsilen hazır bulunması yeterlidir. Aksi düşünülseydi karar nisabı ile ilgili olan maddeye toplantı nisabı ile ilgili madde gibi zorunlu bir çoğunluğun toplantı salonunda bulunmasını emreder ve bu çoğunluğun olmaması halinde karar nisabının oluşmayacağını karar altına alırdı. Bu düşüncenin aksinin kabulü bir çok genel kurul toplantılarının bu nedenle ertelenmesine gereksiz gider ve zaman israfına neden olacaktır. O halde 33 madde yorumlanırken toplantı nisabının varlığı koşulu ile ilk katılanların sayısı değil oylama sırasında salondaki mevcudun yarıdan fazlası ile kararın oluşabileceği şeklinde yorumlanması gerekir. Kooperatife kayıtlı ortakların en az ¼'nün toplantıya katılması ile toplantı nisabı oluştuğuna göre, toplantı nisabını oluşturan ( 1/4 ) ortakların yarıdan fazlası ile karar alınabileceğinin kabulü yönünde yorum yapılması gerekmektedir.
Bizler bu yorum tarzı ile olmayanı yaratmadık, var olanı amacı doğrultusunda yorumlayarak çağdaş yorumu benimseyerek hukuki işleme istikrar ve güven sağladık. Nitekim bizim bu yorum tarzımız milyonlara varan kooperatif ortaklarını ilgilendirdiğinden T.C. Sanayii ve Ticaret Bakanlığı Teşkilatlandırma Genel Müdürlüğünce dikkate alınmış 1992 tarihinde anılan Genel Müdürlükçe hazırlanan Konut Yapı Kooperatifleri Tip Ana sözleşmesinin 33 ncü maddesi bizim yorumladığımız doğrultuda değiştirilmiştir. ( Md. 33 - Genel Kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuların görüşülebilmesi için kooperatife kayıtlı ortakların en az ¼ nün şahsen ve temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır.
Genel Kurul'da kararlar, ortakların en az ¼ nün hazır olması şartıyla oylama sırasında mevcudun yarına fazlasının oyu ile alınır ) denilerek madde açık ve işler hale getirilmiştir.
Somut olay bakımından, Kooperatifin 25 ortağının bulunduğu 1.12.1993 tarihli Genel Kurula asaleten ve temsilen 23 ortağın katıldığı gündemin 9 ncu maddesinin oylaması sırasında salonda 20 ortağın bulunduğu, bu sayının ¼ olan toplantı nisabının çok üstünde bulunduğu, salonda bulunan 20 kişinin yarıdan fazla olarak 11 kişinin olumlu oyu ile alınan kararın geçerli bulunduğu, Genel Kurul'ca alınan bu kişinin olumlu oyu ile alınan kararın geçerli bulunduğu, Genel Kurul'ca alınan bu kişinin olumlu oyu ile alınan kararın geçerli bulunduğu, Genel Kurul'ca alınan bu kararın Anasözleşme ve Yasa'ya uygun geçerli bir karar bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: Yukarıda yazılı nedenle direnme kararının bozulması gerekirken onanması şeklinde oluşan sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy