(1163 S. K. m. 56)
Dava: Taraflar arasındaki ortaklıktan çıkarma kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce dava'nın kabulüne dair verilen 28.10.1994 gün ve 1992/663 E-1994/719 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 3.4.1995 gün 1995/1502 - 2863 sayılı ilamı:
(
Davacı vekili, davalı kooperatifin üyesi olan müvekkilinin tüm vecibelerinin yerine getirdiğini, ancak yasa ve ana sözleşmeye aykırı olarak ihraç edildiğini ileriye sürerek ihraca ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacının ihraç edilen ancak ihracı kesinleşmeyen bir üyenin yerine şartlı olarak üye kaydedildiğini, ilk üyenin ihracının kesinleşmediğini, hiç bir yükümlülüğünü de yerine getirmeyen davacının değişen ana sözleşmeye göre ihracının yasal olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya toplanan delillere nazaran, ihraç edilen ortağın, yerine alınan ortağın, ilk ihraç kararının iptal edilmesi ile ihraç edilemeyeceği, yasa ve ana sözleşmeye göre de ihraç şartlarının oluşmadığı gerekçeleri ile davanın kabulü ile ihraca ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir.
Davacı, davalı kooperatifin 5.9.1998 tarihindeki Yönetim Kurulu Kararı ile şartlı olarak alınmış bulunmaktadır. Her ne kadar 1163 sayılı yasa'da şartlı üye alınması hususu öngörülmemiş ise de davacı şartlı üyeliği kabul ettiğinden bur şartlara bağlı olması gerekmektedir. Davacı ortaklıktan ihraç edilen Oktay Ö.'nün yerine şartlı olarak alınması nedeniyle şartların oluşması bakımından Oktay Ö.'nün ihracının iptaline ilişkin açtığı dava neticesini beklemesi gerekmiştir.
Açıklanan bu duruma göre, önceki ortak Oktay Ö.'nün açtığı dava'nın sonucunun beklenmesi gerekirken bu yönün gözden kaçırılması doğru olmamıştır
) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi Usul ve Yasa'ya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı gereğince BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy