(1163 S. K. m. 27)
Taraflar arasındaki karar iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 8.5.1992 gün ve 1991/409 - 1992/288 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 5.7.1993 gün ve 1992/5380 - 1993/4993 sayılı ilamı ile;
(... Davacı vekili davacının davalı kooperatif üyesi olup 2403 - 2403/A - 2403/B no'lu ortaklıkları adına kayıtlı olduğunu parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden usulüne uygun ihtarnamelere rağmen kooperatife olan borcunu ödemediğinden yönetim kurulu ile ihraç edildiğini, genel kurula yaptığı itirazın reddedildiğini, kooperatife ait parsellerin bir kısmının orman alanı içinde kaldığını puanlandırma ölçülerinin objektif olmadığını, alt yapı yatırım payı hesabının Yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu, borçlandırılmalarında yasal olmadığından hakkında verilen ihraç kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının parasal vecibelerini yerine getirmediğinden yasal yolla yapılan uyarılara rağmen ödeme yapmadığından ortaklıktan çıkarıldığını, davacının genel kurula yaptığı itirazlarında reddedildiğini yerinde olmayan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, ihtarnameler, yönetim ve genel kurul kararları bilirkişi raporu ve tüm dosya münderecatından davacıya 10 ve 30 günlük iki ihtarname çekildiğini ihtarnamelerde ödeme yapılmadığı takdirde gerek ihraç ve dava yolu ve icra ile hakkında yasal işlemlere başvurulacağının yazıldığı, bunların icra ile 2. ihtarın 30 gün yazılması gerekirken bir aylık süre belirtildiği 1163 Sayılı 2. ihtarın 30 gün yazılması gerekirken bir aylık süre belirtildiği 1163 sayılı Kanunun 27. maddesine göre şekli unsurlara uyulmadan verilen ihraç kararının iptaline genel kurulda verilen itirazın reddi kısmının iptaline ve davacının üyeliğinin devamına karar verilmiştir.
Davacı kooperatifte 3 hisse sahibidir.
Kooperatifçe kendisine her bir hisse için ayrı ayrı 10 gün ve 1 aylık süre verilmiştir. Dosyanın tetkikinde 1. ve 2. ihtarların anasözleşme ve kooperatifler Kanununun 27. maddesine uygun olduğu her iki ihtardaki parasal miktarların aynı olduğu tartışmasızdır. Bu ihtarlarda parasal edimlerin gösterilen süre içinde ödenmemesi halinde davacının ihraç edileceği açıklanmış, bunun yanında fazladan icra takibi yapılacağı ve dava açılacağı şeklindeki ifadeler tereddüt yaratacak ifadeler olmayıp davacının ihraç edileceği yanında diğer müeyyidelerin de uygulanamayacağını bildiren ve ikaz mahiyetinde ibareler, bulunduğundan, bunların mahkemece tereddüt yaratacak şekilde düşünülmesi ve davanın kabulü doğru görülmemiştir. Mevcut ihtar kararları anasözleşme ve Kanuna uygun olduğundan ve davacı verilen süreler içinde yasal edimlerini yerine getirmediğinden açılan davanın reddi gerekirken kabulü doğru olmamıştır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Mahkemenin direnme kararındaki gerekçeye katılmamakla birlikte, yargı uygulaması ile aynı kooperatifte iki ortak arasında oluşan eşitsizliği gidermek amacı ile somut olay adaletinin gerçekleşmesini temin etme bakımından kararın onanması düşüncesindeyiz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy