(1086 S. K. m. 80)
Taraflar arasındaki "rücuan tazminat" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Ankara Asliye 14. Hukuk Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen 22.11.1995 gün ve 1995/833-966 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 5.2.1996 gün ve 1966/382-713 sayılı ilamı:
( ... Davacı vekili, mülkiyeti davalı Bakanlığa ait ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'na tahsisli aracın, müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasar vermesi nedeniyle müvekkili şirketçe, sigortalısına 32.843.313 TL. tazminat ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın davalıdan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın ait bulunduğu Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın 2692 sayılı Yasanın 2/2 ve 14. maddeleri uyarınca İçişleri Bakanlığı bünyesinde yer aldığını savunarak davanın husumet yönünden reddini istemiştir.
Mahkeme'ce, davacıya kasko sigortalı araca hasar verdiği ileri sürülen aracın, dava dışı İçişleri Bakanlığı'na ait olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle husumet yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı şirkete sigortalı araca çarptığı ileri sürülen Sahil Güvenlik Komutanlığı'na aittir. Bu kuruluş, İçişleri Bakanlığı'na yöneltilmesi gerekirdi. Husumetin yönetilmesinde temsilcide yanılgıya düşüldüğünden, bu hatanın, yargılama aşamasında düzeltilmesi mümkündür. Bu durumda, mahkemece, re'sen temsilcide hatanın düzeltilmesi ve dava dilekçesinin İçişleri Bakanlığına tebliği ile ondan sonra uyuşmazlığın çözümü gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkeme'ce önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü :
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy