(818 S. K. m. 162, 355) (1086 S. K. m. 237) (2004 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasındaki şikayet davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Pendik İcra Tetkik Mercii Hakimliğince davanın kabulüne dair verilen 16.11.1995 gün ve 1995/267-399 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 25.12.1995 gün ve 1995/18353-18454 sayılı ilâmı:
(... Takip dayanağı ilamda arsa sahibinin yüklenici aleyhine açtığı aktin feshi, men'i müdahale ve tapu iptali davasının kabulüne, 836 ada 166 ve 167 parsel sayılı taşınmazlarda davalı Mehmet Yiğit uhtesinde kalan payların iptali ile davacı Ali Bahadır Gökyarar adına tapuya tesciline davalının bu taşınmazlara vaki müdahalesinin men'ine karar verilmiş, karar 16.2.1993 tarihinde kesinleşmiştir. İnfaz için mahalline gidildiğinde, müdahalenin önlenmesine karar verilen parselleri işgal eden 3. kişilere tahliye için süre verilmiştir. 3. kişiler merciye verdikleri şikayet dilekçesinde parseller üzerindeki ana taşınmazdaki bağımsız bölümleri yükleniciden adi senet veya noter senediyle haricen satın aldıklarını ilamın kendileri hakkında infaz edilemeyeceğini ileri sürmüşlerdir. Şikayetçiler ilamın tarafı değillerdir. Bağımsız bölümleri yükleniciden haricen satın almışlardır. Mülkiyet hakları doğmamıştır. Alacaklı harici satışın tarafı da değildir. Kendisini bağlamaz. Şikayetçiler yüklenici ve arsa sahibi hakkında dava açıp, lehlerine ilam almadıklarına göre ilamın adı geçenler hakkında da infazında bir sakınca bulunmamaktadır. Şikayetin bu nedenlerle reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle alacaklı arsa sahibi ile borçlu yüklenici arasındaki eser sözleşmesinin, feshi tapu iptali ve elatmanın önlenmesine ilişkin istemleri içeren ve kabulle sonuçlanıp, kesinleştikten sonra icraya konan ilamın dayanağı, davanın; müştekilerin ilam konusu taşınmazı, zamanında yükleniciden harici satış sözleşmesi ile satın almalarına; böylece yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden ve onun ardılı (halefi) olarak söz konusu hakkı arsa sahibine karşı ileri sürme olanağını iktisap etmelerine; o nedenle satış akdi belgesi resmi olarak düzenlenmemiş olsa dahi arsa sahibinin (ilamın alacaklısının) anılan sözleşmenin geçersizliğini savunamayacağına (BK. mad.162) ilamın infazı sırasında da müştekilerin sözü edilen ayni bir hakkın kurulmasını sağlayacak nitelikte iddialarını ileri sürmüş bulunmalarına, bu durumda; tapu siciline göre henüz ayni bir hak iktisap edilmese dahi borçlu yüklenici aleyhine alınmış olan kesin hükmün (ilamın) üçüncü kişi konumundaki müştekilere karşı kesin hüküm oluşturamayacağına göre usule veya yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, direnme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle ONANMASINA oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy