(818 S. K. m. 18) (743 S. K. m. 634)
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İzmir 5. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 2.12.1993 gün ve 1992/485 E-1993/878 K. sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 29.12.1994 gün ve 9358-12206 sayılı ilamı:
( ... Davacı Suna T. (Şensöz) davalının satıcısından gayrimenkul satış vaadiyle satın aldığı bağımsız bölümü onun davalı Fatma B.'a tapuda sattığını, bu satışın gerçek bir satış olmadığını ileri sürerek davalıya ait tapunun iptali ile kendi adına yazılmasını istemiş, davanın reddine ilişkin karar Dairemizce davacıya muvazaa iddiasını kanıtlamasına imkan verilmesi gerekçesiyle bozulmuş, yerel mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kerre davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu arada bu davanın davalısı Fadime B. tarafından Suna T. aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davası bu dava ile birleştirilmiş ve mahkemece sonuçta o dava reddolunmuştur.
Karar, cebri tescil davasının davalısı elatmanın önlenmesi davasının davacısı Fadime B. tarafından temyiz edilmiştir.
Bozmadan sonra dinlenilen tanıklar, davalı Fadime ile satıcısı yüklenicinin davacıya yapılan gayrimenkul satış vaadini boşa çıkartmak amacıyla el ve işbirliği içersinde olduklarına ilişkin bir beyanda bulunmamışlardır. Bu durumda muvazaanın kanıtlandığından söz edilemeyeceğinden cebri tescil davasının reddine, elatmanın önlenmesi davasının ise kabulüne karar vermek gerekir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy