(6762 S. K. m. 66, 83)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İstanbul 2.Asliye Ticaret Mahkemesince davanın reddine dair verilen 30.11.1993 gün ve 150-1550 sayılı kararın incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 28.11.1994 gün ve 3012-7082 sayılı ilamı;
( ...Mahkemece davacının iddia ettiği gibi davalıdan alacağı olup olmadığının saptanması için taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan 18.6.1993 tarihli raporda; dava konusu olan faturalar bedeli davalı yanın usulünce tutulan defter durumuna göre ödenmiş görüldüğünden davanın reddine karar verilmiştir.
T.T.K.nun 66 ve devamı maddelerinde düzenlenen ticari defterlerin delil gücü taşıması için gerçek ve tüzelkişi tacirlerin tutmakla yükümlü olduğu defterlerinden tastike tabi olanlarının açılış ve kapanış tastiklerini yaptırmaları yiterli değildir. Açılış ve kapanış tastikleri süresinde yapılsa dahi, ticari defterdeki kayıtların dayanağı belgeleri yoksa, defter sahibince tek yanlı düşülen kayıtlar lehe delil niteliğini kaybedip karşı tarafı bağlamaz. Somut uyuşmazlıkta bilirkişi raporundan, davalının defter kayıtlarındaki nakit, çek ve virman suretiyle davacıya yapılan ödemelerin bir belgeye dayanıp dayanmadığı açık olarak anlaşılmamaktadır.
Bu durumda mahkemece; davalının defter kayıtlarındaki ödemeler konusunda davacı ayrıntılı şekilde isticvap olunmalı, ödemeler bir belgeye dayanıyorsa bunların davacıyı bağlayıcı olup olmadığı saptanmak, davacı yanın kabul etmediği ve bağlayıcı belgeye dayanmayan ödeme kayıtlarının defter sahibi lehine delil gücü olamayacağı gözetilip, davalının davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Öte yandan, T.T.K.nun 83.maddesinde öngörülen tamamlayıcı yemin yaptırılmaksızın mahkemece davalı defter kayıtları nazara alınmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi de kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy