(818 S. K. m. 355, 356) (1086 S. K. m. 429, 438)
Dava: Taraflar arasındaki "inşaat sözleşmesinin feshi, tapu iptali ve tescil" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Karşıyaka 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce davanın ve karşı davaların kabulüne dair verilen 25.10.1995 gün E. 1994/1153-K.1995/933 sayılı kararın incelenmesi davacılar ve karşı davalılar vekili tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 25.3.1996 gün ve e.1995/7141-K.1996/1616 sayılı ilamı:
(..... Arsa sahiplerince daha önce "Mehil Tayini"ne ilişkin olarak Karşıyaka asliye 2. hukuk mahkemesi'nde, yüklenici ve yükleniciden 4 ve 5 nolu bağımsız bölümleri satın alan M. Y. ve S. T. aleyhlerine açılan ve "6 ve 3 nolu daireleri satın alan ve tapuda malik olan şahısların bu iktisaplarının fesih dışında kalması...." gerekçesine bağlı olarak verilen "..... Davalı müteahhide 6 aylık süre verilmesine, aksi halde..... fesih için davacı tarafa izin ve yetki verilmesine" dair 2.1.1992 gün ve 595-894 sayılı karar, davalı ve müdahillerin temyizi üzerine 22.11.1993 günü Dairemizce ".... davalı yükleniciye borcun ifa edilmesi için münasip bir mehlin tayini ile yetinilmesi gerekirken.... ayrıca usule aykırı şekilde fesih için davacı tarafa izin ve yetki verilmesi bozmayı gerektirmiş ise de....." gerekçesiyle hüküm fıkrasındaki "... aksi halde...." den başlayarak yazılan satırlar metinden çıkartılarak HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca onanmıştır. Başka bir anlatımla, mahkeme kararı, sadece "..... davalı müteahhide 6 aylık süre verilmesine" ilişkin olarak kurulan hükme münhasıran onanmış ve hükmün diğer kısımları karar metninden çıkartılmıştır. Bu durumda, çıkartılan kısmın bağlı olduğu "6 ve 3 nolu daireleri satın alan ve tapuda malik olan şahısların bu iktisaplarının fesih dışında kalması...." şeklindeki gerekçe de dayanıksız kalması nedeniyle geçersiz hale gelmiş ve başka bir değişle, bu gerekçe, bağlı olduğu hüküm kısmıyla birlikte karar metninden çıkartılmış sayılır. Anılan kararı davacı arsa sahiplerinin gerekçe yönünden temyiz etmemesi, onların aleyhine ve dolayısıyla, o kararda taraf durumunda bulunanlar lehine kazanılmış hak doğurmaz.
Eser sözleşmeleri, Borçlar Kanunu'nda, kural olarak geriye yürütülür. (Ex tunc) sonuç doğuracak biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin sonucu olarak, yükleniciden ne'şet eden bir nedenle sözleşmenin feshi halinde, yüklenici ve dolayısıyla ondan bağımsız bölüm satın alanlar, kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, tescile hak kazanamazlar. Yüklenici, sadece o aşamaya kadar yaptığı işin bedelini, sebepsiz iktisap kurallarına göre arsa sahiplerinden istemekle yetinmek zorundadır. Ancak yapının tamamlandığı kısmın oranına göre, bu oranın haklı gösterdiği hallerde ileriye etkili (Ex nunc) fesih mümkündür. (25.1.1984 gün 3-1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı.)
Somut olayda, yapının tamamlandığı kısmın oranına göre ileriye etkili fesih mümkün değildir. İşi yarım bırakan davalı yüklenici, işi terk ettiği aşamada, kendisine düşen dairelerin tescilini istemeye hak kazanmadığından, ondan haricien daire satın alan karşı davacılar M. Y. ve S. T.'in de arsa sahiplerine karşı tescil talebinde bulunma hakları yoktur.
Bu nedenle, mahkeme'ce kurulan fesih hükmü geriye etkili olup, bu feshe yanlış anlam verilerek, ileriye etkili biçimde karşı davacıların tapu iptali ve tescil taleplerinin kabulü doğru olmamış ve hükmün, 4 ve 5 nolu daire tapularının iptal ile karşı davacılar adına tapuya tescili talebinin reddine karar verilmek üzere, bozulması gerekmiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkeme'ce önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Sonuç: Davacılar ve karşı davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince (BOZULMASINA), istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine bozmada oybirliği, sebebinde oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy