(1086 S. K. m. 516)
Taraflar arasındaki
Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 11.4.1996 gün ve 1996/1822-2105 sayılı ilamı:
(... Kural olarak, hukuki uyuşmazlıkların çözüm yeri mahkemelerdir. Ancak, bir sözleşmenin tarafları, kamu düzenini ilgilendirmeyen ve arzularına bağlı olan konularda, uyuşmazlıkların halli için tahkim yolunu seçebilirler. Bu takdirde, tahkim sözleşmesinde veya şartında açıklık ve kesinlik bulunması, tahkimin en esaslı unsurunu oluşturur. Aksi halde, tahkim sözleşmesi veya şartı geçersiz duruma gelir ve uyuşmazlığa mahkemelerce bakılması gerekir.
Somut olayda, taraflar arasında yapılan 4.11.1991 tarihli sözleşmenin hakem şartına ilişkin 37/son maddesinde <... ve sözleşme eklerinde belirtilen durumlarda başvuru makamı İstanbul mahkemeleri ve icra daireleridir> şeklinde yer alan ifade karşısında, anılan tahkim şartının açıklık ve kesinlik unsurunu taşıdığı ve geçerli olduğu kabul edilemez.
Bu durumda, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüm yeri mahkeme olduğundan, hakem tayini davası reddedilmek üzere, karar bozulmalıdır...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekte yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)