(2547 S. K. m. 35) (657 S. K. m. 225) (818 S. K. m. 21)
Dava : Taraflar arasındaki "alacak" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kayseri Asliye 4.Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 11.7.1995 gün ve 1993/770-1995/356 sayılı kararın incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmesi üzerine;
Yargıtay 15.Hukuk Dairesinin 4.1.1996 gün ve 1995/5462-1996/1 sayılı ilamı ile; ( ...Davalı yükümlü vekilleri ile davacı Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü arasında düzenlenen 25.01.1990 tarihli taahhütname ve kefalet senedine göre; davalı Meltem Nalça ( Erten )'in, Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü adına 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun 2880 sayılı Kanunla değişik 35. maddesi ve bu maddeye dayanılarak hazırlanan ( Bir Üniversite adına Diğer bir Üniversitede Lisansüstü Eğitim gören Araştırma görevlileri hakkında Yönetmelik ) gereğince ihtisas yapmak üzere görevlendirildiği Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkoloji Anabilim dalında ilgili yasa, tüzük ve yönetmeliklerle öğrenim planına göre yapacağı öğrenimi tamamladıktan sonra Erciyes Üniversitesine dönmeyi ve Erciyes Üniversitesi Rektörlüğünü'nün göstereceği Tıp Fakültesinde, öğrenim gördüğü süre kadar mecburi hizmet yapmayı taahhüt ettiği, bu taahhüdüne uymadığı takdirde, adına öğrenim yaptığı kurumun kendisi için yaptığı bütün giderleri ödeme tarihinden itibaren tahakkuk ettirilecek kanuni faizi ile birlikte ödemeyi ( md.14 ); ayrıldığı tarihteki emsali öğretim elemanının o tarihteki aylık brüt ücretini eğitim öğretim yaptığı sene ile çarpım toplamını en son cari kanuni faiz ve cezai şart ile birlikte ödemeyi ayrıca taahhüt ettiği ( md.15 ); davalı kefillerinde davalı Meltem Erten'in taahhüdünü yerine getirmemesi halinde doktora veya uzmanlık eğitim süresi içerisinde almış olduğu maaş ve diğer gelirlerin toplamına tekabül eden meblağı ile yasal faizini Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesine tazminat olarak müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri; ve 3 yıllık brüt maaşın 72 milyon TL. olduğunu kabul ettikleri; davalı Dr.Meltem Erten'in 16.10.1989 tarihli dilekçesiyle, Eylül 1989 döneminde yapılan "Tıpta Uzmanlık Sınavı" sonucu Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkoloji Bölümü'ne araştırma görevlisi" olarak girmeye hak kazandığını bildirerek, araştırma görevlisi olarak kaydının yapılmasını istediği; 5.1.1990 tarihinde tayininin onaylandığı ve 2547 sayılı Kanunun 2880 sayılı kanunla değişik 35. maddesine göre ihtisas yapmak üzere geçici olarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkoloji Anabilim Dalına kadronun aktarıldığı ve burada 6.2.l990 tarihinde göreve başladığı, göreve başlamadan önce, yukarıda açıklanan 25.1.1990 tarihli yüklenme senedini verdiği, uzmanlık eğitimi sonunda 14.5.1993 tarihinde Erciyes Üniversitesindeki görevine başlamak üzere bu yerdeki görevinden ayrıldığı halde 15 gün içinde görevine dönmediğinden 15.5.1993 tarihinde müstafi sayıldığı, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davalı, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak çalışmayı kabul ederek uzmanlık sınavına girmiş ve sınavı kazandıktan sonra, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 2880 sayılı Kanunla değişik 35. maddesi gereğince mecburi hizmet yapacağını bilerek yüklenme senedini imza etmiş ve Erciyes Üniversitesine ait kadrodan maaş almak suretiyle, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde Radyasyon Onkoloji Anabilim dalında uzmanlık eğitimi yapmıştır. Yüklenme senedi, 2547 sayılı Kanunun değişik 35. maddesine ve bu maddeye göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine dayanmaktadır. Değişik 35. maddesine ve bu maddeye göre çıkarılan yönetmelik hükümlerine dayanmaktadır. Değişik 35. maddenin son fıkrasında mecburi hizmetin genel hükümlere göre yerine getirileceği açıklanmak suretiyle, bu konuda genel hüküm niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 225. maddesine gönderme yapılmıştır. Bu maddede, mecburi hizmet için başvurmayanların, yol giderleri de dahil olmak üzere, kendilerine kurumlarınca yapılmış bulunan bütün giderleri yüzde elli fazlasıyla ödemek zorunda oldukları hükme bağlanmıştır.
Davacı Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü dava dilekçesinde, davalının 6.2.1990 tarihinden 15.5.1993 tarihine kadar 3 yıl, 3 ay, 9 günlük mecburi hizmet süresinin taahhütnamenin 15. maddesi gereğince Mayıs 1993 tarihindeki emsali öğretim elemanının aylık brüt ücreti olan 8.180.000 TL ile çarpımı olan 319.020.000 ve taahhütnamenin 9. ve 14. maddeleri gereğince Üniversitenin yaptığı bütün masrafın her birinin ödeme tarihinden itibaren dava tarihine kadar toplam 77.602.000 TL. kanuni faizi ve ayrıca 657 sayılı Kanunun 225. maddesi gereğince %50 cezai şartı olan 159.510.000 TL. ile birlikte toplam 556.132.000 TL.nın dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalı Meltem Nalça ( Erten )'den bu alacağın 231.385.000 TL.lık kısmımın kanuni faizi ile birlikte diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; alınan bilirkişi raporuna dayanılarak uzmanlık eğitiminin mecburi hizmeti gerektirmediği, davalı sınava girerken mecburi hizmetle yükümlü olacağını bilmediği, sınavı kazandıktan sonra, eğitim hakkını kaybetmemek amacıyla taahhütnameyi imzaladığı, davacı Üniversitenin, davalı için hiçbir masraf yapmadığı, davalının 3 yıllık eğitimi sırasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesince maaşlarının ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, davalı Radyasyon Onkoloji Anabilim dalında uzmanlık eğitimini Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesinde araştırma görevlisi olarak yapmayı kabul ettiği zaman bu üniversitede henüz bu bölümün faaliyete geçmediğini ve kendisinin, 2547 sayılı Kanunun değişik 35. maddesine göre, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkoloji Anabilim dalına kadrosunun geçici olarak aktarıldığını, orada uzmanlık eğitimi bitip uzman sıfatını kazanınca Erciyes Üniversitesine dönüp eğitim süresi kadar mecburi hizmet yapacağını bildiği ve mesleği itibariyle bu durumu başından beri bilerek sınava girip kazandığı, ondan sonra kendi isteği ile atandığı dosyadaki belgelerden açıkça anlaşıldığı için, yüklenme senedini serbest iradesi dışında, tazyik altında imzaladığı yolundaki savunması ve mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak bu şekildeki kabulü yerinde değildir.
Öte yandan, davacı Üniversite bütçesinden davalıya maaş ödenmiş ve davalı, davacı Üniversitede herhangi bir hizmet görmemiş olduğundan, yapılan ödemeler uzmanlık eğitimi için yapılmış masraf sayılır ve 657 sayılı Kanunun 225. maddesi gereğince davacı Üniversite bu ödemelerin %50 zamlı tahsilini talep edebilir. Ancak bu maddede ayrıca her ödeme tarihinden itibaren faiz yürütüleceğine ve ödemenin, taahhüdün ihlali tarihindeki emsali öğretim elemanının brüt aylığı üzerinden yapılacağına dair bir hüküm bulunmadığından ve kamu kuruluş olan Üniversitenin kanundaki yükümlülüğü artırması mümkün olmadığından, davalıya fiilen yapılmış olan brüt aylık ödemelerin toplamının %50 zamlı olarak 12.7.1993 tarihli talep yazısının tebliği tarihten itibaren yıllık %30 kanuni faizi ile birlikte davalı Meltem Nalça ( Erten )den tahsiline; müteselsil kefil olan diğer davalıların da, yüklenme senedinde kabul edilen 72 milyon üzerinden %50 zammı ve talep yazılarının tebliğ tarihlerinden itibaren yıllık %30 kanuni faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz ardı edilerek, bilirkişilere yaptırılan hukuki değerlendirmeye dayanılarak davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara,bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre,Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK.nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre temyiz eden davalıların gerekçenin düzeltilmesi yolundaki temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına istek halinde temyiz peşin harcının temyiz eden davalılara geri verilmesine, 9.4.1997 gününde, ikinci görüşmede oyçokluğu ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy