(3402 S. K. m. 12, 17)
Dava: Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Afyon Kadastro Mahkemesi'nce davanın kabulüne dair verilen 27.09.1995 gün ve 1995/14-17 sayılı kararın incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 14.12.1995 gün ve 1995/6850-7768 sayılı ilamı ile; ( ... Kadastro sırasında 301 ada 8 parsel sayılı 527,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu nedeniyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı Y.Z.A. dava konusu parselin Anıtkaya Belediyesi Tüzel Kişiliği tarafından haricen M.A.'ya satıldığı ve ondan da kendisinin haricen satın aldığını ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece belediye hakkında açılan davanın husumetten reddine, Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne ve dava konusu parselin davacı Y.Z.A. adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm için yeterli bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık çekişmeli taşınmazın kamu orta malı niteliğinde harman yeri olup olmadığı ve belediye tarafından davacıya satılıp satılmadığı konusundadır. Mera ve harman yerlerine ilişkin uyuşmazlıklarda yerel bilirkişilerin komşu köylerden seçilmesi, taraf tanıklarının da aynı yönteme uygun olarak belirlenmesi gerekir. Mahkemece taşınmazın bulunduğu çalışma alanında ikamet eden yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayanılarak hüküm kurulması doğru olmadığı gibi taşınmazın onaylı şehir imar planı kapsamında kalıp kalmadığının, imar planı kapsamında kalıyor ise, planda ne olarak gösterildiğinin saptanmamış olması da isabetsizdir. Doğru sonuca varılabilmesi için çekişmeli taşınmazın komşu parsellerin tutanak ve dayanağını oluşturan belgeler ile onaylı şehir imar planı getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen komşu köylerde ikamet edip davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler huzuruyla keşif icra edilmelidir. Taşınmazın başında icra edilecek keşif sırasında, onaylı şehir imar planı uygulanıp, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, kalıyor ise ne olarak ayrıldığı tespit edilmeli, taşınmazın başında dinlenilecek yansız yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kamu orta malı niteliğinde mera veya harman yeri olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı etraflıca sorulup, maddi olaylara dayanılarak açıklattırılmak, bilirkişi ve tanık sözlerinin kayıtlara uygunluğu komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmeli, beraberde götürülecek teknik bilirkişiye, uygulanan kayıtların kapsamını belirtir ve keşfin takibine imkan verir kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın kamu orta malı niteliğinde harman yeri olduğu ve onaylı şehir imar planında özel konut yeri olarak ayrıldığı saptandığı takdirde taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olacağı nazara alınıp, buna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir... ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
Karar: Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK'nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, 06.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy