(1086 S. K. m. 58) (469 S. K. m. 5)
Taraflar arasındaki yaş tashihi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Kumlu Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine dair verilen 7.7.1995 gün ve 1995/40 E-48 K. sayılı kararın incelenmesi davacı tarafından istenilmesi üzerine,
Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin 26.9.1995 gün ve 1995/8312-9276 sayılı ilamı;
( ... Nüfus kayıtlarının tashihi davaları Kamu düzeni ile ilgilidir. Nitekim Yasa, mahkemenin oluşumunda C. Savcısına da yer vermiştir. Dava açıldığında tahkikat, gerçeğin tesbitine yönelik olmalıdır. Bu nedenle daha önce açılıp takipsiz bırakılan ve bu suretle açılmamış sayılmasına karar verilen davadaki beyanlara dayanılarak davacının samimi olmadığı gerekçesi ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece gerekli tahkikat yapılarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı:
Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan sonra müzakerelerin başında ilk kararı Cumhuriyet Savcısının temyiz etmemesi karşısında direnme kararını temyize hak ve yetkisinin olup olmadığı tartışmaya yol açmıştır. Bu sorunun çözümü için her şeyden önce Cumhuriyet Savcısının Hukuk Yargılamasındaki fonksiyonunu ortaya koymak gereklidir.
Cumhuriyet Savcılarına asıl görev ceza yargılamasında verilmiş olmakla beraber, Hukuk Yargılamasında da Kamu düzeni düşüncesi ile bazı davaları takip, bazı davaların yargılamasında mahkemeye katılma görevi verilmiş bulunmaktadır. Hatta HUMK. nun 58. maddesi ile Cumhuriyet Savcısının davaya müdahalesi de açıkça düzenlenmiştir. Bu cümleden olarak da Nüfus Kanununun 46. maddesinde de Cumhuriyet Savcılarının yargılama sırasında bulunmaları kuralı yer almaktadır.
Cumhuriyet Savcılarının görevlerinin en önemlilerinden biri de kuşkusuz Kamu düzen ve yararını koruyup sağlamaktır. Cumhuriyet Savcıları ifa eyledikleri görevin özelliği gereği mahkemenin bir parçası (rükun) durumundadır (8.4.1924 tarihli 469 sayılı Kanun madde 5).
Bu özellik dikkate alındığında Cumhuriyet Savcısının açtığı veya HUMK. nun 58. maddesi uyarınca katıldığı davada taraflara nazaran durumu ortaya çıkar. Cumhuriyet Savcılarının bu görevin gereği olarak yargılamada bulundukları veya açtıkları davalar sonunda oluşan kararları temyiz etme yetkileri tartışmasızdır.
0 halde Kamu düzenine veya Kamu yararına aykırı oluşan direnme kararının Cumhuriyet Savcısı yönünden daha önceki kararın, temyiz edilmemesi ile kesinleştiğini veya bunun davadaki değerleri hakkında usuli kazanılmış hak haline geldiğini söylemek, Cumhuriyet Savcısının açıklanan görevi ile bağdaşmaz, Bu düşüncelerle Cumhuriyet Savcısının temyiz dilekçesinin incelenmesine engel bir halin bulunmadığı kabul edilip işin esasının incelenmesine geçilmiştir. Dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin esası yönünden gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
Sonuç: Cumhuriyet Savcılarının temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy